Taşınmazın aynı ile ilgili davalarda yetkinin taşınmazın fiilen içinde bulunduğu mülki sınır mahkemelerinde olacağı, taşınmazın hangi mülki sınırda kaldığının keşifle tespit edilmesi gerekeceği-
Karayolları Genel Müdürlüğünce açılan elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin davada, idare adına var olan kaydın yolsuz olup olmadığının, kamulaştırma işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığının açıklığa kavuşturulup bunun sonucu olarak idareye söz konusu kaydın kütükten terkini imkanının tanınıp dava açması için önel verilereki, açıldığı taktirde terkin isteğinin kabulü ya da reddi yönünde verilecek karar doğrultusunda eldeki davanın hükme bağlanması gerekeceği- ATM cihazı İl Özel İdaresine ait parselde kalmakta olup, davada yer almayan idarenin taraf olmadığı bir davada yıkım kararı verilemeyeceği-
Dava, 3402 sayılı Yasanın 18. maddesine dayalı tescil isteğine ilişkin olup; çekişme konusu taşınmazların ileride ekonomik yarar sağlanabilecek yerlerden olduğu saptanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasının kural olarak doğru olduğu; ancak mahkemece, davanın kabulüne karar verilmekle yetinilmiş, tescil hükmü kurulmamış olduğundan infazı mümkün olmayacak biçimde hüküm kurulmuş olmasının doğru olmayacağı-
Feragatin kat'i hükmün hukuki neticelerini doğuracağı ve davanın her aşamasında başka bir ifadeyle yargılama sonuçlanıp hükmün kesinleşmesi tarihine kadar davadan feragat edilebileceği-
Davacı, Vakıflar Bölge Müdürlüğü olup, harca tabi olduğunda da kuşku olmadığından gerek başvurma harcı gerekse nispi harcın tahsil edilmesi ve bu gerek ifa olunduğu takdirde davaya devam edilmesi gerekeceği-
Hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı olmayıp; hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabileceği-
İhalenin feshini isteyebilecek olan ilgililer (alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler olarak) sınırlandırılmış olduğundan, bu sıfatı taşımayanların "ihalenin feshi" taleplerinin "aktif husumet yokluğu"ndan reddedilmesi gerekeceği- Mülkiyet tescilden önce mahkeme kararı ile şikayetçiye geçmiş ve şikayetçi gerek satış kararından önce gerekse de satış kararından sonra henüz ihale gerçekleşmeden, icra dairesine başvurarak tapu iptali ve tescil ilamına istinaden satışın durdurulmasını ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş olup artık şikayetçinin tapudaki ilgili sıfatını kazandığının kabulü gerektiği- Taşınmaz maliki şikayetçiye satış ilanı tebliğ edilmemiş olmasının başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Davacı, Hazine adına tapuda kayıtlı taşınmazın tapusunun iptalini tapu kaydına dayalı olarak talep ettiğine göre, dayanılan tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleri ile varsa revizyonları belirlenip, tapunun çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı ve kapsamı içerisinde kalıp kal­madığının, ayrıca tapu kapsamında kalsa dahi taşınmazın orman olup olmadığının usulünce araştırılmasının zorunlu olduğu-
Taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasının tescille olacağı, ayni hakların kütüğe tescille doğacağı ve bundan sonra üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale geleceği- Yapılan açık ihalenin kesinleşmesiyle satış sözleşmesi tamamlanmış olduğundan, davacının bu pay satışına yönelik olarak önalım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük bulunmadığı-
Tapu kaydının sadece iptalinin istenmiş olmasının tescil isteğini de kapsamayacağı-