6102 sayılı TTK 54 vd. maddelerine dayalı olarak açılmış haksız rekabetin tespiti, meni ve manevi tazminat istemi-
Davalının, davacıya ait görüntüleri izinsiz olarak ve ticari maksatla ilan ve reklâmlarında kullanması eylemi haksız rekabet oluşturduğundan, bu ilan ve reklâmlar nedeniyle davacıdan izin alınması halinde görüntüsünün kullanılması karşılığında ödenmesi gereken bir bedelin maddi tazminat olarak takdiri gerektiği-
556 sayılı KHK'dan kaynaklanan markaya tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsiline-
Davalı başvurusu yönünden davacının "TİMSAH ŞEKLİ" markalarının tanınmışlığı ve 556 sayılı KHK'nın 8/4 hükmü uyarınca farklı sınıflar içinde tescil engeli ve hükümsüzlük nedeni bulunup bulunmadığına gelince, başvuruda yer alan özellikle 11/06 "Duş için küvetler, bideler, banyo kabinleri, hela taşları, eviyeler"; 20/03 "aynalar"; 20/24 "metalden olmayan sabit havluluklar ve kağıtlıklar"; 21/24 "camdan, plastikten, porselenden... mamul ev ve mutfak eşyaları, kap kacak, leğenler, süzgeçler, servis takımları vs." emtianın inşaat/yapı sektörüne ve mutfak eşyaları ihtiyaçlarına hitap eden mallar oldukları; alıcıları, satış yerleri, karşıladıkları gereksinimler itibariyle tamamen farklı ve davacı tanınmış markasının mal kapsamı ile ve özellikle tanımışlığı kabul edilen tekstil/hazır giyim yönünden, ilişkilendirilme ihtimali olabilecek ürünler olmadığı; bu nedenle davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabilmesi, şöhretini sömürmesi; itibarına zarar verebilmesi; ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurması bir başka deyişle sulandırması olasılığının somut olayda gerçekleşmediği-
TTK'da 54. ve devamı maddelerinde yer alan haksız rekabete dayalı olarak açılan dava TTK'nın 4. maddesinde yer alan düzenlemeye göre ticari dava niteliğinde olup, genel mahkemelerin görev alanında bulunması-
Haksız fiilin özel bir türü olması dolayısıyla haksız rekabete ilişkin davalarda HMK'nın 16. maddesi uyarınca haksız rekabetin gerçekleştiği veya zararın meydana geldiği yer mahkemesinin de yetkili olduğu-
Gerek davalı işçinin açıklanan taahhüdünün kapsamı, gerek davalının davacıya ait işyerinden istifaen ayrılmış ve başka bir işyerinde çalışmaya başlamış olması ve gerekse de davacının istemi ile davanın açıklanan özelliğine göre; davalının rekabet yasağını ihlal eden davranışının açık biçimde iş akdinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin bulunduğu; bu davranışın, hizmet akdinin sona ermesinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 348.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği-