2. HD. 28.02.2019 T. E: 2018/1765, K: 1913-
2. HD. 27.02.2019 T. E: 2017/6674, K: 1771-
2. HD. 27.02.2019 T. E: 763, K: 1849-
2. HD. 27.02.2019 T. E: 2017/3007, K: 1726-
Yapılan yargılama ve toplanan delillerle, davalı-karşı davacı erkeğin eşini aldatmak suretiyle sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin, doğum sebebiyle hastaneye yatırılan eşinin yanında ve ona destek olmadığının, eşini istemediğini söylerek evden kovduğunun, davacı-karşı davalı kadının ise eşi için şerefsiz dediğinin, eşinin ailesini kastederek hepsi yalancı şeklinde sözler sarf ettiğinin, köylü diyerek eşini aşağıladığının, ailesinin köyden getirdiği yoğurt peynir gibi yiyecekleri pis deyip çöpe attığının, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı dava erkeğin, kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun anlaşıldığı, hal böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı- Boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğu, gerçekleşen kusurlu davranışların aynı zamanda kadının kişilik haklarına da saldırı teşkil eder nitelikte olduğu, kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşullarının oluştuğu-
Tarafların boşanmalarına ilişkin hüküm istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden, davalı-davacı kadının feragat beyanının kesinleşen boşanma kararı yönünden hukuken geçerli sonuç doğurmayacağı, ancak davadan feragatin boşanmanın fer'ilerini de kapsayacağı-
Davacı-karşı davalı kadının istinaf kanun yoluna başvurmadığının, ilk derece mahkemesince yüklenen "Hakaret, aşırı kıskanç tavırlar sergilediği ve eşine eski sevgilim M. gibi sarılıyorsun" kusurlarını kabul ettiğinin anlaşıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kadına terk ihtarı gönderdiği, kadının kusursuz olduğu yönündeki belirlemesi ve yine tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek kendi içinde çelişki oluşturması doğru olmadığı gibi; ilk derece mahkemesince erkeğe yüklenen "Eşi ile yaşamak istemediği, eşiyle birlikte yatmak istemediği, ayrı yattığı, eşini dövdüğü" kusurlarının duyuma dayalı olup kanıtlanamadığı, gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği- Boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşı davalı kadın ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışın aynı zamanda erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olduğu, Türk Medeni Kanıınu'nun 174/1-2. maddesi koşullarının erkek yararına oluştuğu- Davacı-karşı davalı kadın ağır kusurlu olup yararına TMK'nın 175. madde koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği-
Davalı-davacı erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğinin, birlik görevlerini ihmal edecek düzeyde sürekli alkol kullandığının ve ailesine ilgisiz davrandığının anlaşıldığı, bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğu, olayların akışı karşısında davacı-davalı kadının dava açmakta haklı olduğu-
Takibe dayanak yapılan ilama esas alınan protokolde müşterek çocuğun ilköğretim çağına geldikten sonra her hangi bir özel veya devlet okulunun eğitim giderinin tamamını babanın ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, zamanında ödenmemesi halinde davacı eşin bu paraları ödeyeceği ve davalı eşe rücu edeceği yazılı ise de protokole ilişkin bu kısım mahkemece verilmiş ve ödemeye ilişkin bir karar olmayıp yalnızca anlaşmalı boşanma protokolünün onaylanması niteliğinde olduğundan dayanak ilamın, eda hükmü içermemesi nedeni ile ilamlı takip konusu yapılamayacağı dikkate alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Davacı kadının süresinde bildirmediği tanıklarının beyanlarının kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağı, bu durumda mahkemece, davacı yanca usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen tanık beyanları esas alınarak davalı erkeğe kusur yüklenilmesinin doğru olmadığı-