Mahkemece, tescil isteminin reddine, tazminatın isteminin kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 26.03.2012 tarih ve 2011/4598 Esas, 2012/1871 Karar sayılı ilamı ile “Borçlar Kanununun 106/II. maddesi uyarınca seçimlik hakkın teslim edilmeyen daire bedeli yönünden kullanılmış olmasına göre müspet zarar kapsamında kalan gecikme tazminatı istenemeyeceği ve ıslah ile artırılan miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz istenebileceği” gerekçesi ile bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, .. TL'sine dava tarihinden, kalanına ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmesi gerektiği-
İşin teslimi gereken tarihe kadar arsa malikine kira ödenmesinin kararlaştırıldığı, teslimi gereken tarihten sonra da teslimin gerçekleşmemesi halinde kira ödenmesine devam olunacağının kararlaştırıldığı, bu hükmün, Borçlar Kanunu'nun 106/2. maddesinde düzenlenen gecikme tazminatı niteliğinde olduğu, şu durumda, kararlaştırılan bu miktarın cezai şartı aşması halinde talep edilebilmesinin mümkün olacağı, oysa, cezayı aşan bir zararın varlığının ileri sürülerek kanıtlanmış olmadığı, o halde, aylık kira bedeliyle ilgili talebin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Taraflar arasındaki tazminat davası-
Sözleşme konusu inşaattaki bağımsız bölümlerin süresinde teslim edilmemesi durumunda ödenmesi kararlaştırılan gecikme tazminatı müspet zarar niteliğinde olup, sözleşmenin feshine karar verildiği ve sözleşmede aksi öngörülmediği için talep edilmesinin mümkün olmadığı, inşaat süresi boyunca arsa sahibinin eski dairelerinden istifade edememesi nedeniyle ödenmesi kararlaştırılan tazminatın, menfi zarar kapsamında olduğu, şu halde, taraflar arasındaki sözleşmeler feshedilmiş olmakla belirtilen bu istek kalemi yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Yüklenicinin, sözleşme ile üstlendiği edimini sözleşme koşullarına uygun şekilde ifa etmediği, teslimde kendi kusuru ile temerrüde düştüğü ve yaptığı inşaatı da kamu düzenine aykırı şekilde kaçak yaptığı, açıklanan nedenlerle, BK'nun 106/II maddesi gereğince inşaat sözleşmesinin geriye etkili sonuç doğurur şekilde feshine karar verilmesinin zorunlu olduğu, bunun yanında, BK'nun 108. maddesi gereğince arsa sahibi davacı bu durumda gerçekleşmiş ise menfi zararının tahsilini de isteyebileceğinden bu yöndeki talebin de incelenerek bir karar verilmesi gerekeceği-
Gecikme tazminatına, işin sözleşmesine göre teslimi gereken tarihten, bağımsız bölümün teslim edildiği tarihe kadarki süre için ihtirazı kayıt aranmaksızın hükmolunacağı, gecikme tazminatının, sözleşmede kararlaştırılmamış olsa bile, zararın kanıtlanması koşuluyla, zamanaşımı süresi içerisinde, her zaman, râyiç üzerinden istenebileceği; sözleşmede kararlaştırılmışsa, ayrıca zararın kanıtlanmasına gerek olmadığı; çünkü, taraflar gecikme zararını baştan kabul ettikleri için, bu kabul hükmünün tarafları bağlayacağı-
Davalı yükleniciler sözleşme ile yüklendikleri işi süresi içinde teslim etmedikleri gibi üstlendikleri edimleri de eksik bıraktığından, bu itibarla, BK'nın 96. maddesi gereğince davacı arsa sahiplerinin uğradıkları zararlardan sorumlu olduğu- Somut olayda, davacı arsa sahipleri BK'nın 106/2. maddesinde öngörülen ifa ve gecikme nedeni ile oluşan zararın ödenmesini istediğinden, gerek Yasa'nın açık hükümleri ve gerekse Yargıtay'ın istikrarlı içtihatları karşısında mahkemece gecikme nedeni ile uğradıkları zararın hesaplatılarak hüküm altına alınması gerekeceği-
Taraflar arasındaki tazminat davası-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği borçları belirlenen zaman ve biçimde ifa etmek zorunda olduğundan, buna göre, borçlunun edimini süresinde yerine getirmemesi halinde gecikmede kusuru bulunmadığını kanıtlamadıkça ve alacaklının seçimlik hakkını BK’nın 106/II. maddesinde belirtildiği gibi ifayı beklemek ve gecikmeden doğan zararlarını istemek şeklinde kullanması durumunda sözleşmede kararlaştırılan gecikme tazminatından sorumlu olduğu-Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin edimini süresinde yerine getirmemesi halinde arsa sahibinin gecikmeden doğan tazminatı talep hakkı Kanundan doğan bir hak olup (BK. madde 106/II), sözleşmede gecikme tazminatı belirlenmemiş olsa dahi en az aylık rayiç kira seviyesinde gecikme tazminatının istenmesinin mümkün olduğu (BK.96. madde)-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.10.1991 tarih, 1991/15-340 E, 1991/467 K içtihatında belirtildiği ve bu tarihten sonra Yargıtay'ca da istikrarlı şekilde uygulandığı üzere arsa sahibi, sözleşmeye göre kararlaştırılan teslim tarihinden sonra makul sürede BK'nun 106/2. (TBK 125/I) seçimlik haklarını kullanmaya zorlanamayacağından, bu itibarla davacılar da somut olayda aynen ifa yönünde seçimlik haklarını kullanmış olmakla, ifayı bekledikleri sürede oluşan gecikme tazminatı alacaklarını tümüyle talep edebileceklerinden, takip tarihi arasındaki dönemde oluşan gecikme tazminatı alacaklarının davacılar yararına nazara alınması gerekeceği-