Islahla alacak davası haline getirilen itirazın iptali istemli davada, "ıslahla müddeabihin azaltılmayacağı" gözetilerek davanın kısmen kabulü gerektiği-
Davalının gemi acenteliği yetki belgesi olup olmadığının, örtülü donatan sıfatına haiz olup olmadığının tespiti ile davalının ödenmeyen işçi alacaklarından sorumluluğu araştırılarak inceleme yapılması gerektiği-
İki rapor arasında çelişki oluştuğu bu hali ile hüküm kurmaya elverişli olmadığı açık olup, bu durumda mevcut raporlara göre sonuca gidilemeyeceği, üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesinden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirdiği-
İcra takip konusu faturaların "kapalı fatura" olduğu gerekçesiyle itirazın iptali davası reddedilmişse de, faturaların kapalı fatura olmadığı, "açık fatura" şeklinde düzenlendiği görüldüğünden, mahkemece takip tarihi itibarıyla taraf belge ve kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılmak suretiyle varsa davacı alacağı ve buna ilişkin belgelendirilmiş davalı ödemeleri nazara alınarak rapor alınarak karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece, davacının gider avansı yatırıldığına ilişkin ileri sürdüğü husus hakkında araştırma ve değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekeceği-
Alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan edimin yerine getirilmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin davada, davacı, tacir olmadığı gibi eldeki dava da Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığından, davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu-
Davalı tarafa ticari defterlerini sunması hususunda HMK. mad. 222 uyarınca ara karar kurulmadan, davalı tarafa usulüne uygun ihtar yapılmadan ve bu deliller de henüz incelenmeden sırası gelmeyen yemin deliline dayanılarak yemin teklifi hakkının kullandırılmasının ve yemininin sonucuna göre karar verilmesinin hatalı olduğu- Davacı şirket ile davalı şirket yetkilisi arasındaki yazışmaların HMK. mad. 199. maddesi uyarınca yazılı belge kapsamında değerlendirilmesi ve tüm bu delillerin tartışılıp irdelenmesi gerekirken henüz incelenme sırası gelmeyen yemin teklifi hakkı kullandırılarak karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davanın açıldığı tarih itibariyle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisinin olduğu, davacının tacir olmadığı ve davanın, mutlak ticari davalardan olmadığı, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerektiği-
Davacı banka ile davalı arasında imzalanan tüketici kredi sözleşmesi gereğince kredi taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle kredi borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi-
Kasko bedelinden kaynaklı alacak likit nitelikte olmadığı-
