"Yapay piyasa oluşturulduğu" iddiasına konu işlemlerde, "davacının, (davalı) müşterileri adına olup uhdesinde yer alan hesaplar üzerinden, müvekkili nezdinde riske neden olacak şekilde (davalı) çalışanı vasıtasıyla diğer davalılarla el ve iş birliği içinde hareketle yapay piyasa oluşturulmak suretiyle işlem yapıldığı ve bu şekilde haksız fiilde bulunulduğu" ileri sürüldüğünden, davalılara husumet yöneltilmesinin yerinde olduğu- Davacının ileri sürdüğü yapay piyasa oluşturma eylemi nedeniyle nasıl bir zarara uğradığı dosya kapsamından tam olarak anlaşılamadığından, mahkemece öncelikle, davacıya ne gibi bir zararının oluştuğu hususu açıklattırılarak eldeki davada hukuki yararının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği- Davacının hukuki yararının mevcut olduğuna kanaat edilmesi hâlinde, ileri sürülen iddia ve ortaya konulacak zarar doğrultusunda bilirkişilik yapmaya ehil ve aralarında SPK uzmanlarının da bulunduğu bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınıp bir kısım davalılar aleyhine açılan ceza davaları birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerektiği- "Davalıların pasif husumetlerinin bulunmadığı" şeklindeki karşı görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
İcra takibinden sonra itirazın iptali davasından önce yapılan ödemeler var ise, bu ödemeler mahsup edilerek davanın açılması gerektiği- Dava tarihinden önce yapılan ödemeler bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı- Hukuki yararın dava şartı olduğu, mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği ve aleyhe bozma yasağının istisnalarından olduğu-
Alacaklının, 634 s. K. m. 35 uyarınca site yönetimi hakkında takip yapabileceği gibi, aynı kanunun 20. maddesi uyarınca da takibe konu borcun yasal sorumlusu olan kat malikleri hakkında da takip yapabileceği- İcra takibine dayanak yapılan alacak "ortak alan elektrik giderleri, site yönetimi hizmet bedeli" olup her ne kadar, takipte borçlu olarak "....Sitesi" gösterilmiş ise de; takip talebinde ve ödeme emrinde site yönetimine ait vergi numarasının yazılı olduğu görüldüğünden; takibin borçlusunun "... Sitesi Yönetimi" olduğu ve takibin kesinleştiği uyuşmazlıkta; mahkemece "şikayetin kabulü" ile "takibin iptali" yönünde hüküm tesisinin hatalı olduğu-
Vakıf yöneticilerinin görevden alınmalarına ve 5737 sayılı Kanun'un 10/4. maddesi kapsamında görevden almanın kanuni sonuçlarına yönelik eldeki davada; Bölge Adliye Mahkemesince 5737 sayılı Kanun'un 10. maddesinde sayılan vakıf yöneticilerinin görevden alınmalarını gerektiren sebeplerin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik yapılan araştırmanın yeterli olup olmadığı- Davalıların görevden alınabilmeleri için Kanunda öngörülen sebeplerin varlığının sabit olması durumunda Kanun’un 10/4. maddesi kapsamında davalılar hakkında hak yoksunluğuna, aksi hâlde ise davanın reddine karar verilmesinin gerekip gerekmediği-
Davalı Sulama Birliği tarafından sulama hizmetinin gereği gibi verilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin eldeki davanın, yargı yolu bakımından adli yargıda mı, yoksa idari yargıda mı çözümlenmesi gerektiği-
Vakıf yöneticilerinin görevden alınmaları ve 5737 sayılı Kanun'un 10/4. maddesi kapsamında görevden almanın kanuni sonuçları- Davalıların yöneticisi oldukları Vakfın davanın açılmasından önce KHK ile kapatıldığı göz önüne alındığında eldeki davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına mı yoksa hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine mi karar verilmesi gerektiği- Mahkemece 5737 sayılı Kanun'un 10/4. maddesi uyarınca yapılan değerlendirmenin yeterli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre aynı maddenin 1. ve 2. fıkrasının alt bentlerindeki hangi sebebe dayandırdığı hususunun davacı tarafa açıklattırılması suretiyle bilirkişi raporu alınması ve ayrıca davalılar hakkında vakıftaki görevleri ile ilgili fiilleri dolayısıyla ceza yargılamasına konu dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinin gerekip gerekmediği- 
Dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesinin gerekip gerekmediği-
Mahkemece gider avansının eksik olduğunun anlaşılması halinde, tamamlattırılması için HMK'nın 120/2. maddesi gereğince verilecek iki haftalık kesin süre ile birlikte, gider avansı net olarak belirlenmeli ve tarafa, avansın yatırılmamasının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılması gerekeceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmezse, ancak o takdirde davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesi gerekeceği- Mahkemece, 1.450,00 TL gider avansının iki haftalık kesin sürede mahkeme veznesine yatırılması ihtarını içeren 14.05.2024 tarihli ara karar 19.05.2024 tarihinde borçlu ........... vekili sıfatıyla Av. ..............'e tebliğ edilerek verilen kesin sürede gider avansı eksikliğinin tamamlanmadığı gerekçesi ile sonuca gidilmiş ise de; adı geçen avukatın dosyada vekil tayin edildiğini gösterir bir vekaletname veya usulünce onaylanmış bir yetki belgesi olmadığı, bu haliyle vekil sıfatının bulunmadığı anlaşıldığından, yapılan tebliğ işleminin ve verilen kesin sürenin hukuki sonuç doğurmayacağının kabulü gerekeceği-
01.03.2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alan davacının 23.09.2013-18.06.2019 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ve prime esas kazancın tespiti istemli eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının açıkça beyanı alınmak suretiyle talebin sosyal güvenlik destek primine tabî olarak geçen sürelerin tespitine mi yoksa hizmet akdine dayalı zorunlu çalışmaların tespitine mi yönelik olduğu açıklığa kavuşturulup işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesinin gerekip gerekmediği-
Sonrasında yapılacak tebligat giderinde eksiklik var ise hangi tebliğler için gerektiği ve kaç tebligat için tebliğ gideri yatırılması gerektiği konusunda bir belirleme yapılmaksızın süre verilmesinin gider avansı tarifesinde tebligat sayısını esas alan belirleyici kurala aykırı olduğundan verilen sürenin gider avansı için usulüne uygun olduğundan söz edilemeyeceği-