Haksız eylem nedeniyle hükmedilecek manevi tazminat davalarında yetkili mahkemenin HMK. mad. 16 gereğince, haksız eylemin gerçekleştiği yer, zararın doğma ihtimali olan yer ile davalıların yerleşim yeri ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri olduğu-
Olayın tarihi, gelişimi, atılan mesajların içeriği dikkate alındığında davacı lehine verilen manevi tazminat miktarının az olduğu-
Dava konusu olayın tarihi, gelişimi göz önüne alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla olup, daha alt derecede manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
Davalı herhangi bir malının çalınmadığını bildiği halde suç uydurarak davacıyı zararlandırma ve iftira kastıyla hareket etmiş olup, davacının uğradığı manevi zarardan davalının sorumlu olduğu, davalının bu eyleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak, davacı yararına manevi tazminat takdiri gerekeceği-
Taraflar arasında yaşanan olayları davalının, attığı mesajlarla dile getirerek eleştirdiği, sitemlerini bildirdiği, kişilik haklarına saldırıda bulunmadığı gözetilerek açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davacı şirketin kişilik haklarına saldırı ve hukuka aykırılık gerçekleşmediğinden açılan manevi tazminat davasının reddine karar verileceği-
Dava konusu yazı bir bütün olarak incelendiğinde; yazıda derenin ıslah çalışmalarının gecikmesinin eleştirildiği, yazının bütünü dikkate alındığında özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, yazının davacıyı aşağılama ve küçültme kastıyla yazılmadığı, eleştiri sınırlarının aşılmadığı,bu durumda, davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırının varlığından söz edilemeyeceği-
Manevi tazminat miktarının olay tarihi,olayın gelişimi,davalının eyleminin ağırlık derecesi,davacının eylemine göre belirleneceği-
Kamu görevlilerinin kendilerine yönelik sert ve ağır eleştirilere katlanması gerektiği kabul edilmiş olup, basın tarafından yapılan açıklamaların ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırları içinde kaldığı durumlarda, manevi tazminata hükmedilemeyeceği-
Basın tarafından eleştirel bir dille yapılan haberin görünür gerçekliğe uygun olduğu ve yazıda kişilik haklarına saldırı niteliğinde ifade kullanılmadığından, davacı lehine manevi tazminata hükmedilemeyeceği-