Kira borçlarının ödenmemesi sebebiyle, davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz olmaması ve takibe konu kira paralarının yasal süre içerisinde ödenmemesinden kaynaklı tahliye istemine ilişkin davada; ödeme davalı tarafından belgelendirilmediğinden Mahkemece, davanın açılmasına sebebiyet veren davalının haksız olduğunun kabulü ile tüm yapılacak giderlerden sorumlu tutulması ve davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince davacılar yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı-
Takip talebinde “tahliye” istemine yer verilmiş olmasına rağmen, 30 günlük ödeme süresi dolmadan icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulduğundan davacı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde olmadığı-
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkin olup, kira sözleşmesinde birden fazla kiracı olması halinde, tahliye istemi bölünemeyeceğinden ve kiracılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan tahliyeye yönelik takibin ve takip neticesinde tahliye isteminin her iki kiracıya birlikte yöneltilmesi gerektiği-
Alacaklı (kiralayan) tarafından borçlular (kiracılar) hakkında yazılı kira sözleşmesine dayanılarak ödenmeyen kira paralarının tahsili amacıyla icra takibi başlatılması üzerine borçlular tarafından süresi içinde yapılan itiraz ile takibin durduğu, alacaklının icra mahkemesinde itirazın kaldırılması davası açmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken 6100 sayılı HMK'nun 4/a maddesi hatalı yorumlanarak Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı-
Dava dilekçesi ekli ve duruşma gününü belirtir meşruhatlı davetiye, 08 Eylül 2015 tarihinde Tebligat Yasası’nın 21. maddesine göre “Soğanlı Mahallesi Muhtarına bırakıldı, 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırıldı, imza vermekten imtina eden D.5 komşusuna haber verildi” şerhiyle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddeye göre tebliğ edildiği, davalı borçlu adına çıkarılan tebligatta beyanı alınan ve haber bırakılan komşunun kim olduğuna dair hiçbir bilgi bulunmadığı, tebliğ tutunağında “komşu imzadan imtina etmiştir” şeklinde şerh mevcut ise de, bu şerh yapılan tebligatı usulüne uygun hale getirmeyip, davalıya yapılan tebligatın geçersiz olduğu, bu durumda, HMK’nun hukuki dinlenilme hakkını düzenleyen 27. maddesi gereğince Mahkemece davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan ve taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi için kararın bozulması gerektiği-
Dava dilekçesindeki istek sadece kiralananın tahliyesine ilişkin olup, itirazın kaldırılması talep edilmediği,itirazın kaldırılması istenmeden tahliyeye karar verilemeyeceğinden istemin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece tahliye kararı verilmesinin doğru olmadığı-
Davacı alacaklının, 01/05/1997 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak, 28/07/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2.685,89 EURO kira alacağının tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçluya 05/08/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu süresinde verdiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, borçluya tebliğ edilen ihtarlı ödeme emrinde otuz günlük yasal ödeme süresi verildiği, davacı tarafça tahliye istemli dava, İİK.'nun 269/1.maddesi uyarınca, yasal 30 günlük süre beklenmeden 14/08/2015 tarihinde açıldığı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunulamayacağından, mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesinin hatalı olduğu-
Davacı, İİK'nun 269/1 maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken TBK'nun 315.maddesi uyarınca otuz günlük ödeme süresini beklemeden 13.08.2015 tarihinde İcra Mahkemesinde tahliye isteminde bulunmuş olup, ödeme süresi dolmadan ve temerrüt gerçekleşmeden tahliye istenemeyeceğinden mahkemece tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerektiği-
İİK.'nun 62/4 maddesi uyarınca, davalı borçlu itirazında açıkça itiraz ettiği miktarı göstermek zorunda olduğu aksi durumda miktara itiraz etmemiş sayılacağından, takip ile talep edilen kira miktarı kesinleştiği, mahkemece, ödemelerin yapıldığı bildirilen posta çeki hesabına ait hesap dökümü dosya arasına alınmış olup, bu hesap bildirim cetvel dökümüne göre davalı borçlunun takibe konu tarihlerde 40.000,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmasına rağmen davalı borçlu tarafından 23.000,00 TL ödeme yapıldığı kabul edilerek karar verilmesinin doğru olmadığından mahkemece, kararın yalnızca davalı borçlu tarafından temyiz edildiği hususu da göz önünde bulundurularak ve davalı tarafça yapılan ödemeler üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
İİK.nun 269/1. maddesi göndermesi ile TBK’nun 315. (BK 260.) maddesi gereğince 30 günlük ödeme süresinin dolması beklenmeden alacaklı tarafından icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulamayacağı, ödeme emri ile borçluya 30 günlük ödeme süresi verilmiş ve 03.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekili tarafından 30 günlük ödeme süresinin geçmesi beklenmeden ve temerrüt gerçekleşmeden 22.06.2015 tarihinde İcra Mahkemesinden tahliye isteminde bulunulduğundan davacı alacaklının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının yerinde olmadığı- Davalının kira bedelinin ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK.'nun 269/c maddesindeki belgelerle ispat etmesi gerekeceği, davalı borçlu İİK.'nun 269/c maddesinde belirtilen makbuz ve belgelerden biri ile takibe konu kira bedellerini ödediğini kanıtlayamadığına göre, mahkemece 2015 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ayları kira bedelinin takip tarihi itibariyle muaccel olmadığı hususu da göz önüne alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-