İİK'nun 269/1. madde göndermesiyle olayımızda uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesinde yer alan otuz günlük ödeme süresinin ödeme emrinde açıkça yazılması zorunlu olup, yasaya uygun olarak düzenlenmeyen ödeme emrinin hukuki sonuç doğurmayacağı, hukuki sonuç doğurmayan ödeme emrine bağlı olarak tahliye kararı verilemeyeceği-
Takip talepnamesindeki “.. başlangıç tarihli kira sözleşme metni ile tahliyesi” ibaresinden alacaklı tarafından tahliye yolunun da tercih edildiğinin anlaşıldığı- Takip dayanağı kira sözleşmesinden kiralanan yerin adresi belli olduğundan ayrıca tahliye adresinin gösterilmesi zorunlu olmadığı- Mahkemece tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri üzerinde durularak karar verilmesi gerektiği-
Davacının takibe dayanak yapılan 25.09.2014 tarihli ilk kira sözleşmesinden sonra 25.11.2014 tarihli ikinci kira sözleşmesini 3. bir şahıs ile yapmış olması karşısında kiracılık ilişkisinin varlığının ve alacağın belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, mahkemece uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunulamayacağı, ödeme süresi dolmadan ve temerrüt gerçekleşmeden tahliye istenemeyeceğinden, mahkemece tahliye talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Daha önce dava konusu edilmeyen bir hususun ıslah yoluyla istem konusu yapılmasına yasal açıdan olanağın olmadığı- Davacı alacaklının tahliye olan ilk davasına, "itirazın kaldırılması" davasını ıslah yoluyla ekleyemeyeceği-
Takip talebinde tahliye istemi bulunmadığı halde icra dairesince borçluya örnek 13 ödeme emri düzenlenerek gönderilmesinin alacaklıya tahliye yönünden bir hak sağlamayacağı, zira icra müdürlüğü takip talebiyle bağlı olup talebin dışına çıkılarak tahliye istemi bulunmadığı halde ihtarlı ödeme emri düzenlenmesinin tahliye açısından hukuki sonuç doğurmayacağı, hukuki sonuç doğurmayan ödeme emrine dayanarak tahliye kararı verilemeyeceği, davacı alacaklının icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunabilmesi için takip talepnamesinde tahliye talebinin bulunmasının zorunlu olduğu, mahkemece bu husus kendiliğinden gözetilerek tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden ve temerrüt gerçekleşmeden tahliye isteminde bulunulamayacağı-
Kiracı "kalorifer kazanının taktırılması için davacıya elden ödeme yapılmasına rağmen buna rağmen kazanın taktırılmadığını, davacıya herhangi bir kira borcu olmadığını" savunmuş olup kira sözleşmesi gereğince kira bedelinin ödenip ödenmediği ve istenip istenemeyeceği hususunun yargılamayı gerektirdiği-
Borçluya tebliğ edilen ihtarlı ödeme emrinde otuz günlük yasal ödeme süresinin verildiği, davacı tarafça tahliye istemli davanın, takip kesinleşmeden 13/03/2015 tarihinde açıldığı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren takip kesinleşip yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden ya da itiraz varsa itiraz kaldırılmadan tahliye isteminde bulunulamayacağı-
Davacı alacaklının takip talebi kira sözleşmesinde kararlaştırılan asgari kira bedeline KDV eklenerek (15.564,78 TL + 2.801,64 TL) belirlenen miktar üzerinden kira alacağının tahsilini istediği, davalı borçlunun takibe itirazında açıkça ve ayrıca kira ilişkisine ve borç miktarına karşı çıkmadığı, alacaklı görünen şahsa herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek takibe ve borca itiraz ettiği, borçlunun kira ilişkisine ve kira miktarına açıkça karşı çıkmaması karşısında İİK.nun 269/2. maddesi gereğince kira ilişkisinin ve kira miktarının kesinleştiğinin kabulü gerekeceği, bu durumda davalı borçlunun kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK.’nun 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamak durumunda olduğu, bu durumda, davalı borçlu tarafça ödemeye dair böyle bir belge ibraz edilmediğine göre, mahkemece itirazın kaldırılması ve tahliyeye karar verilmesi gerekeceği-