Şikayetçi borçlunun taraf olmadığı mahkeme kararının borçlu yönünden takip hukuku bakımından kesin hüküm oluşturduğunu söylenemeyeceği, bu durumun hukuki dinlenme hakkının ihlali anlamına geleceği-
Gecikmiş itirazın ön koşulunun usulüne uygun bir tebligatın varlığı olduğu-
Yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrildiğinin gösterilmediği iddiasının İİK. nun 58/3.maddesi uyarınca incelenmesi gerekeceği-
Alacak belgesine dayalı olarak yapılan ilamsız takipte belgedeki imzaya ve bu imzanın şirket yetkilisine ait olmadığına yönelik yasal süresi içerisinde herhangi bir itiraz ve takip dayanağı belgenin kendilerine gönderilmediğine ilişkin şikayette bulunulmadığından bilahare itirazın kaldırılması yargılaması sırasında belgeye yönelik itirazda bulunulamayacağı-
Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Tebliğleri gereğince bankaların, uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit ederek, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirmek zorunda oldukları, bildirilen bu oranların bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranları olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebileceği-
İcra takibini başlatan Armada ……Ltd. Şti. yabancı uyruklu olup, teminat gösterme yükümlülüğünü yerine getirmemiş ise de; yargılama sırasında alacağını Türk vatandaşı O.D.Ö’na temlik etmiş olmakla yabancılık unsuru ortadan kalktığından, artık alacaklı Türk vatandaşı olmakla takibin devamı için alacaklıdan teminat yatırma şartının aranmayacağı-
Takip dayanağı belgelerin ödeme emrinin ekine eklenmemesi üzerine ödeme emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine şikayette bulunulmaması halinde bu hususun itirazın kaldırılması aşamasında değerlendirilemeyeceği-
Borçlar Kanunu’nun 83/son maddesi gereğince; yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk Parası ile ödenmesini isteyebileceği, buna göre alacaklının seçimlik hakkı mevcut olup, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden alacaklının, bu alacağa 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar Devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebileceği-
Borçlunun dilekçesinde; gecikmiş itirazdan söz etmesinin sonuca etkili olmayacağı, zira, hukuki sebebin ve uygulanacak yasa maddesinin tesbitinin hakimin görevine giren bir konu olduğu-