«Bozma kararı»ndan sonra verilen kararın kesinleşmesi üzerine, bu kararın ayrı takip konusu yapılamayacağı, önceki takip dosyasına konularak infaz edilmesi gerekeceği–
Takip dayanağı ilâmın bozulması halinde, icranın -mahkemeden ayrıca karar alınmadan- iadesi gerekeceği–
«Bozma kararı»ndan sonra verilen «ısrar kararı»nın yeni bir hüküm sayılmayacağı, bu nedenle alacaklının bu karara dayanarak ne yeni bir icra emri çıkarılabileceği ne de eski takibi yürütemeyeceği (takibin durmaya devam edeceği)–
Takip konusu ilâmın kısmen bozulması ve kısmen de onanması halinde, takibin onanan (kesinleşen) kısım hakkında devam edeceği–
36. maddede öngörülen işlemleri tamamlamadığı için, teminat olarak yatırılan paranın alacaklıya ödenmesinden sonra, takip konusu ilâmın Yargıtay’ca bozulması halinde, «borcun bulunmadığına» dair verilecek karar kesinleşmedikçe, alacaklıya ödenmiş olan paranın geri istenemeyeceği–
Olumsuz tesbit davasının reddine ilişkin kararın temyizinin -alacaklı muvafakat etmedikçe- «satışın durdurulmasını» gerektirmeyeceği–
Bozma üzerine verilen ilâma dayanılarak yapılacak takibin, yeni takip olmayıp öncekinin devamı niteliğinde olduğundan, faizin "ilk ilâmın icraya konulduğu tarihten itibaren" hesaplanmasına karar verilmiş olmasında yasaya aykırılık olmadığı-
Takip dayanağı ilâmın bozulması halinde fazla ödediği (ya da haksız olarak ödediği) parayı geri alabilmek için, borçlunun alacaklı hakkında bağımsız bir icra takibi veya dava açamayacağı (bunda hukuki yararı bulunamayacağı)–
