Alacağı devralan kişinin (alacağı devredenin haklarına halef olduğundan) alacağı devreden gibi reeskont faizi isteyebileceği–
Kur farkından doğan alacak için, ilamsız takip yapılamayacağı–
Kollektif şirket hakkında yapılan takibin sonuçsuz kalması üzerine ortakları (ve ortağın ölmesi halinde, mirası reddetmemiş mirasçıları) hakkında takip yapılabileceği–
Her bir borçlunun, alacaklıya karşı birer eşit payı üzerlerine almak zorunda olduğu, borçlu tarafından senetlerdeki imza da inkar edilmediğine göre, genel haciz yolu ile senetler toplamının yarısının takip yapılmasında yasal bir engel olmadığı-
İki tarafa borç yükleyen (karşılıklı taahhütleri içeren) sözleşmelerin -«avukatlık ücret sözleşmesi», «satış sözleşmesi», «satış vaadi sözleşmesi», «kat karşılığı inşaat sözleşmesi», «eser sözleşmesi», «kira sözleşmesi», «nakliye sözleşmesi» vb. sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların çözümü yargılama yapılmasını gerektirdiğinden, bunlara dayalı olarak yapılan takiplere borçlular tarafından itiraz edilmemesi ve alacaklının icra mahkemesine başvurarak «itirazın kaldırılmasını» istemesi halinde, icra mahkemesince «itirazın kaldırılması talebinin reddine» karar verilmesi gerekeceği–
İdari aşamada kesinleşen «konut edindirme yardımı tahakkuk ve takip belgesi»nin 68/I’de öngörülen belgelerden olduğu–
«Hesap özeti» borçluya tebliğinden itibaren -İİK 68/b’de öngörülen otuz günlük itiraz süresi geçmeden yapılan takipte hesap özeti kesinleşmemiş sayılacağından, bu belgenin İİK. 68/I’de öngörülen belgelerden sayılamayacağı–
Borçluya tebliğ edilmemiş olan «hesap özeti»nin, İİK’nun 68/I’de öngörülen belge niteliğini kazanamayacağı–
Ancak İİK. 68/I’de öngörülen «borç ikrarı»nı içeren belgelere dayanılarak «itirazın kaldırılması» talebinde bulunulabileceği, «alacağın tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamaya bağlı olduğu» durumlarda, «itirazın kaldırılması» için icra mahkemesine başvurulamayacağı–
«Genel taahhütname»nin, İİK’nun 68/I’de öngörülen belgelerden olmadığı–