Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri niteliğindeki uyuşmazlıkta, davadan feragatın hüküm kesinleşinceye değin yapılabileceği; karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı; davacı vekilinin davadan feragate (vazgeçmeye) ilişkin beyanının usulen tevsik olunduğu ve vekaletnamesinde bu hususta özel yetkisi bulunduğu; HMK. mad. 307 vd. uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu;Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasının gerekeceği-
Davalı bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğine ve mahkemece de, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi hükmü gereğince, .......... TL vekalet ücretinin takdiri gerekeceği-
Davalı bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğine ve mahkemece de, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, 750 TL vekalet ücretinin takdiri gerektiği-
Davadan feragatin davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanabileceği; HMK. mad. 310. ve 311'e göre hükmün kesinleşmesine kadar davadan feragat etmenin mümkün olduğu; davadan feragatin kesin bir hükmün sonuçlarını doğuracağı; HGK'nın 20.09.1995 tarih ve 1995/12-661 Esas ve 1995/763 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere, davadan feragat edilen bu durumda öncelikle davadan feragat hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerektiği-
Hhükümden sonra, temyiz aşamasında davacı asıl tarafından verilen davadan feragat dilekçesi nedeniyle bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği-