Mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olmasının yeterli olduğu- Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmadığı- İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için “alacağın yargılamayı gerektirmemesi” şeklinde bir koşulun gerekmediği- Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının ihtiyati haciz isteyebileceği-
Sıra cetveline şikayetin, sıra cetvelinin düzenlendiği icra müdürlüğünün bulunduğu yerdeki icra mahkemesine yapılacağı ve bu yetki kuralının kesin olduğu- İlk haciz sahibinin belirlenmesi ile yetinilmesi gerekip, ilk haczin asıl ve birleşen dosyada şikayetçinin haczi olduğu, sıra cetvelinin ilk haciz sahibi olan, asıl ve birleşen dosyada şikayetçinin alacaklı olduğu icra müdürlüğünce düzenlenmesi gerektiği belirtilerek asıl dosyada icra memur muamelesine şikayetin kabulüne ve yetkisiz icra müdürlüğünce sıra cetveli düzenlenmesine ilişkin icra memuru işleminin iptaline, birleşen dosyada ise, asıl dosyada şikayete konu sıra cetvelini düzenleyen icra müdürlüğünün yetkili olmadığı belirlendiğinden şikayete konu sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerektiğinin belirtilmesiyle yetinilerek hükmün bozulması gerekirken, asıl ve birleşen dosyada şikayetin esasına ilişkin gerekçelere dayanılmasının hatalı olduğu-
Borçluya örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih ile tahsilatın yapıldığı tarih arasında altı gün süre bulunup, İİK. mad. 168/2'de öngörülen on günlük süre geçmeyip, ihtiyati haczin icrai hacze dönüşmediği görüldüğünden yapılan tahsilattan % 4,55 oranında harç alınması gerektiği-
Davaya konu haczin, yargılaması sırasında verilen ihtiyatı haciz kararına dayanılarak yapıldığı, buna ilişkin kararının davalı alacaklı tarafından tebellüğ edildiği tarihi göre ve alacaklılar vekilinin süresinde takip talebinde bulunduğu, bu haliyle ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü anlaşıldığından, alacaklı tarafından İİK'nun 264. maddesi uyarınca, bir aylık sürede takip talebinde bulunularak ihtiyati haczi tamamlayan merasimin gerçekleştirilmiş olduğu-
İhtiyati haciz sırasında (depo edilen, haczedilen) para kimin tarafından icra dosyasına yatırılmış ise takibin kesinleşmesinden önce ihtiyati haciz kararının kaldırılması ile paranın iadesinin parayı yatıran kişiye yapılacağı- İhtiyati haciz sırasında depo edilen paranın şikayetçi tarafından yatırılıp yatırılmadığı belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Alacaklının itirazla duran icra takibi aşamasında, ihtiyati haciz uygulatması genel anlamda bir takip işlemi olmadığından, niteliği itibariyle tedbir vasfında bulunduğundan, takibin durmuş olmasının ihtiyati haczin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, somut olayda itiraz edilmeyen ihtiyati haciz kararı geçerliliğini koruduğundan, mahkemece dava konusu istihkak iddiasının esasına girilerek karar verilmesi gerekeceği-
Dava dilekçesine ekli belgelerden davacıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı, davalıya ait aracın 138 promil alkollü şekilde işyerine çarparak hasar verdiği anlaşılmış olup, dava dilekçesinde davalı tarafa ait araç sürücüsünün alkollü seyri ile sebebiyet verdiği kaza sonucu dava dışı işyeri sahibine ödenen maddi zararların davalıdan rücuan tahsili istendiğinden davacı tarafın tazminat isteminin sözleşmeye dayanmakta olduğu ve olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği anlaşılmakla ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle talebin kabulü gerektiği-
Dava dilekçesine ekli belgelerden davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın şeride tecavüz ve hız kurallarını ihlal ederek asli ve tam kusurlu olduğunun anlaşılmış olduğu ve dava dilekçesinde davalı sebebiyet verdiği kaza sonucu desteğin ölümü sebebi ile desteği eşi, çocukları ve kardeşleri tarafından maddi-manevi tazminatın tahsili istendiğinden davacı tarafın tazminat istemi haksız fiile dayanmakta olduğu ve olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği anlaşılmakla olayda ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle talebin kabulü gerektiği-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takiplerde, ihtiyati haczin, ödeme emrine itiraz edilmemesi ve 10 günlük ödeme süresinin geçmesi ile kesin hacze dönüşeceği-Alacaklının icra müdürlüğüne başvurduğu tarihte, ihtiyati haciz henüz kesin hacze dönüşmemiş olduğundan, ihtiyati tedbir kararında, ihtiyati haciz kararının önlenmesine yönelik bir hüküm de olmadığı gözetildiğinde, ihtiyati haczin uygulanmasının istenmesine engel bir durum olmadığı-
Tensip zaptında davanın alacak davası olarak yürütülmesine karar verilmiş olup, ön inceleme tutanağında davanın kambiyo senedi alacağından kaynaklı alacak davası olduğu tespit edilip, ara kararında da dava alacak davası olarak nitelendirilmiş ve yargılamaya devam edilmiş olduğuna ve davacının talebine göre, davanın alacak davası olduğunun kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken, davanın tespit davası olduğu ve eda davası açmak mümkün iken tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
