Davalı alacaklı vekilinin 09.10.2024 tarihli celsede "İcra dosyası tahsil edildiğinden dava konusuz kalmıştır." şeklinde beyanda bulunduğu,13.09.2024 tarihli ödemeye ilişkin tahsilat makbuzunun dosyaya sunulduğu anlaşıldığından, bunun yanında UYAP sisteminden yapılan kontrolde; dayanak ............... İcra Müdürlüğünün ................ Esas sayılı dosya borcunun tahsil edildiği, 17.09.2024 tarihinde dosyanın infaz ile kapatılmasına karar verildiği görüldüğünden, mahkemece bu bilgilere göre; istihkak davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar verilmesi gerekeceği-
İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karara karşı davacı-davalı erkek vekili tarafından istinaf talebinde bulunulduğu, erkeğin davasının kabulü istinaf edilmediği, kadının istinaf talebi ise bulunmadığı anlaşılmakla, erkeğin asıl davasında kurulan boşanma hükmünün kesinleştiği, o halde, kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince verilen ikinci kararda, kesinleşen asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmasının doğru olmadığı- Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkek az; kadın ağır kusurlu olduğundan davalı-davacı kadının da dava açmakta haklı olduğu, bu durumda, kadın tarafından açılan karşı davanın da kabulüne karar verilmesi gerekeceği, ne var ki erkeğin asıl davasında kurulan boşanma hükmü istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden, kadının karşı davasının konusuz kaldığı, hal böyle iken Mahkemece kadının boşanma davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekâlet ücretine (HMK md.331/1) karar verilmesi gerekeceği-
Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda evin geçimini sağlamayan ve kadın eşi sevmediğine, hayatında başka biri olduğuna dair mesaj atan erkeğin tam kusurlu olduğu, bu itibarla davalı-davacı erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile erkeğin davasının kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, ne var ki kadının davasında verilen boşanma hükmü istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden erkeğin boşanma davasının konusuz kaldığı, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek ve haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmetmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği-
Davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davalı İdare lehine, ön inceleme duruşmasından sonra açılmamış sayılma kararı verildiği ve keşfe gidilmediğinden dava değeri belirlenmediği, böylece dava değerinin dava açılırken gösterilen 1.000,00 TL olduğu gözetilerek 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
İlk Derece Mahkemesince, istinaf ve temyiz isteminin de konusu olan araçlar yönünden icra müdürlüğünün 11.08.2021 tarihli haczin kaldırılması kararı, İlk Derece Mahkeme karar tarihinden önce olduğundan, İlk Derece Mahkemesince, bu araçlar yönünden şikayete konu haczin kaldırıldığı nazara alınarak konusuz kalan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve HMK'nın 331/1 maddesine göre davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi yönünde karar tesis edilmesi gerektiği-
Haczedilmezlik şikâyetinin, icra mahkemesince tedbir kararı verilmedikçe (İİK 22) satış isteme süresini kendiliğinden durdurmayacağı- Borçlunun haczedilmezlik şikâyetinde bulunmasının alacaklının satış talebine engel olmadığı- İİK m. 363/4 uyarınca, şikâyet hakkında verilen icra mahkemesi kararı kesinleşmeden icra müdürlüğünce satış işlemi yapılamazsa da istinaf yoluna başvurulmasının alacaklının satış isteme süresini durdurmayacağı- İlk derece mahkemesinin karar tarihinde haciz kalkmamış olduğundan ve alacaklı şikâyet konusu taşınmazın satışını İİK 106 uyarınca bir yıllık sürede talep etmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı verdiği tarihte haciz kalkacağı- Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sırasında haciz kalktığından konusuz kalan şikâyetin "esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmesi gerektiği- "Şikâyet tarihinde haczin kalkmadığı, şikâyet tarihindeki şartlara göre meskeniyet şikâyetinin esasının incelenerek değerlendirme yapılması gerektiği, aksi hâlde alacaklının her defasında yeniden haciz istemesi ve satış masraflarını yatırarak satış talep etmesi gerektiği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
İcra müdürlüğünün dosya borcunun ödenmesi üzerine haczin kaldırılması kararı, İlk Derece Mahkeme karar tarihinden önce olduğundan, İlk Derece Mahkemesince, bu araçlar yönünden şikayete konu haczin kaldırıldığı nazara alınarak konusuz kalan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve HMK'nın 331/1 maddesine göre davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi yönünde karar tesis edilmesi gerektiği-
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olduğu ve hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği- Borçlu şirket hakkında verilen iflas kararı, istihkak iddiası hakkında verilen karardan önce kesinleştiğinden, mahkemece, adı geçen borçlu şirket yönünden, İİK'nin 193/2 maddesi uyarınca takibin düştüğü ve hacizlerin kalktığı, dolayısıyla dava konusuz kaldığından, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcının ve nispi vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerektiği-
Tapu kaydında düzeltim istemi- Davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde davacı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu olacağı, vekalet ücretinin de yargılama gideri olduğu, bu nedenle AAÜT'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmeyecek oranda vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
20 Şubat 2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi B. Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7 nci maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesine eklenen yeni fıkra uyarınca uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözümlenmesi gerektiği-
