Alacaklının -takip dayanağı kambiyo senedinin (çekin) zamanaşımına uğramasından sonra- açtığı sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasının, İİK.nun 33a/II maddesinde öngörülen “zamanaşımının vaki olmadığını ispat bakımından 7 gün içinde genel mahkemelerde açılması gereken dava” niteliğinde olmadığı- NOT: Alacaklının "icranın geri bırakılması kararının kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde" açması gereken davanın "zamanaşımının vâki olmadığını ispat konusunda olacağı" İİK. m.33/a-II'de açıkça belirtilmiş olduğu halde, yüksek mahkeme bu kararında, alacaklının "temel ilişkiye dayalı alacak davası" olabileceğini belirtmiştir. Bu konuda ayrıca bknz: Yargıtay 11. HD. 09.06.2021 T. E: 5867, K: 4925; İzmir BAM 12. HD. 22.03.2022 T. E: 2198, K: 799; HGK. 15.03.2006 T. E: 12-61, K: 59; Antalya BAM 11 HD. 09.03.2020 T. E: 1350, K: 440; Yargıtay 12. HD. 08.02.2005 T. E: 25108, K: 2083 (www.e-uyar.com)
Takibin kesinleşmesinden sonra, dosyanın takipsiz bırakılarak takip dayanağı belgenin zamanaşımına uğraması halinde İİK. nun 71/son maddesinin göndermesi ile aynı kanunun 33/a maddesi gereğince “icranın geri bırakılmasına” karar verilmesi gerekirken “takibin iptaline” karar verilemeyeceği-
Birbirini takip eden tarihlerde, birtakım ödemeler yapılmış olması halinde, “yapılan bu ödemelerin nafaka borcu olduğuna” dair bir açıklama olmasa bile borçlunun ödenen miktar nispetinde nafaka borcundan kurtulacağı-
İİK. nun 71 maddesinde öngörülen zamanaşımı itirazının, takibin kesinleşmesinden sonra oluşacak zamanaşımı durumunda ileri sürülebileceği (takip henüz kesinleşmeden İİK. nun 71. maddesinin uygulama alanı bulamayacağı)-
İİK’nun 71. maddesi çerçevesinde mahkemece bir karar verilebilmesi için, duruşma açılarak alacaklı ve borçlunun iddia ve delillerinin incelenmesi gerekeceği, evrak üzerinde eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağı-
Takibin kesinleşmesinden sonra oluşan zamanaşımına yönelik itiraz süresiz olarak yapılabileceğinden, borçlunun zamanaşımı itirazının incelenerek oluşan sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-