Borçlu tarafından açılan “kıymet takdirine itiraz davasının” zamanaşımını kesmeyeceği-
İcra mahkemesine borçlu tarafından “icra takibinin iptali” amacıyla itirazda bulunulmuş olmasının, zamanaşımını kesmeyeceği-
Takibin kesinleşmesinden sonra oluşan zamanaşımına yönelik itiraz süresiz olarak yapılabileceğinden, borçlunun zamanaşımı itirazının incelenerek oluşan sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun –icra takibinin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin- “borcun zamanaşımına uğradığı” na ya da “borçlu olmadığı” na ilişkin itirazlarını ileri sürmesinin, belli bir süreye bağlı olmadığı-
Takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin olarak ileri sürülen zamanaşımı itirazının, İİK’nun 168/V maddesi gereğince 5 gün içinde yapılmasının gerekeceği-
Takip konusu çekin takibin kesinleşmesinden sonraki devrede zamanaşımına uğraması halinde icra mahkemesince “icranın geri bırakılmasına ve maaş üzerine konulan haczin kaldırılmasına” karar verilmesi gerekeceği-
Takip dayanağı çeke ilişkin dosyada ödeme emrinin tebliğinden itibaren 6 aylık süre içinde herhangi bir işlem yapılmamış olması halinde icra mahkemesince “icranın geri bırakılmasına” karar verilmesi gerekeceği-
BK.nın 85/I maddesi (şimdi; TBK. mad. 101/1) uyarınca; birden fazla borcu bulunan borçlunun hangi borcuna mahsuben ödeme yapmak istediğini alacaklıya bildirebileceği; bu durumda alacaklının buna karşı çıkma veya yapılan ödemeyi başka bir alacağa mahsup etme hakkı bulunmadığı-
İtfa protokolü altındaki imzanın alacaklı vekili tarafından kabul edilmiş olması halinde bu protokolün İİK. 71/I maddesinde öngörülen “imzası ikrar edilmiş belge” niteliğini kazanmış olacağını-