Şikayetçinin başvurusu üzerine İcra Hukuk Mahkemesinin dosyasında kıymet takdir raporuna itirazın kabulü ile itiraz konusu taşınmazın değerinin tekrar tespit edildiği, ancak taşınmazın icra mahkemesince yaptırılan ve kesinleşen kıymet takdiri gözardı edilerek, icra dairesince alınan kıymet takdir raporunda belirlenen muhammen bedelle ihaleye çıkarıldığı ve ikinci artırmada ihale edildiği anlaşılmış olduğundan, hissedarın bu hususu ihalenin feshi sebebi yapmasında menfaatinin bulunduğu-
K. takdir raporunun borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği ve takip dosyasında da borçlunun kıymet takdirine muttali olduğuna dair herhangi bir işlem bulunmadığı, ayrıca borçlu dava dilekçesinde diğer fesih sebepleri yanında taşınmazın değerinin düşük takdir edildiğini de ileri sürdüğünden, dosyada yer alan mevcut kıymet takdir raporunun borçlu açısından kesinleşmemiş olacağı ve bu nedenle ihale bedelinin muhammen bedelden yüksek olması gerekçesine dayanılarak istemin reddinin isabetsiz olduğu- Taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu, yapılan tebligatta tebliğ evrakının bir nüshasının binanın kapısına asılıp asılmadığı belirtilmediğinden 35. maddeye göre yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğu-
İİK'nun 128a/III. maddesi uyarınca her ne kadar "icra müdürlüğünce takdir edilen kıymet- hem taşınırlarda ve hem de taşınmazlarda- 'kural olarak' iki yıl süre ile geçerli" ise de; taşınmazların haciz tarihinden itibaren 'bir yıl', taşınırların ise 'altı ay' içinde 'satışının istenmemesi' veya 'müşteri (alıcı) çıkmaması nedeniyle satılamaması' ve satış isteme süresinin geçmiş olması halinde konulmuş olan haczin düşmesinden sonra, aynı alacaklı tarafından yeniden haciz talep edilmesi üzerine, yeniden kıymet takdir edilerek satış talebinde bulunulması gerekeceği (yani; düşmüş olan haciz nedeniyle daha önce takdir edilmiş olan kıymet esas alınarak satışın yapılamayacağı)-
Satışın kıymet takdirinin esas alındığı tarihten 2 sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılacağı-
Borçlu şirketin kıymet takdirine itirazının, masraf ve giderlerin kesin sürede yatırılmaması nedeni ile reddedilmiş olması karşısında artık kıymet takdirine itiraz edildiği nedeni ile ihalenin feshinin istenmesinin de mümkün olmadığı-
Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemeyeceği, ancak, doğal afetler ve imar durumundaki çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hallerde yeniden kıymet takdiri istenebileceği-
Şikayetçinin kıymet takdirinin yanlış yapıldığına dair bir itirazı bulunmayıp sadece kıymet takdiri tebliğinin usulsüzlüğü ileri sürüldüğünden ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Kendisine kıymet takdiri tebliğ edilmeyen ilgililerin, satış ilanının tebliğinden itibaren 7 günlük süre içinde kıymet takdirine itiraz etmemeleri halinde, bu hususu ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürmelerinin mümkün olmadığı-Satış bedelinin muhammen bedelin %100'ünü karşılamış olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekeceği- Zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü için zorunlu olan kıymet takdirinin kesinleşmiş olması şartı da gerçekleşmiş olduğundan mahkemece, istemin İİK. 134/8 gereğince zarar unsurunun bulunmaması nedeniyle esasa girilmeden reddine karar verilmesi gerekeceği ve bu durumda şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği-
Kıymet takdirine itiraz sonucu verilen kararlar İİK.nun 363.maddesi gereğince kesin nitelikle ise de, ihalenin feshi aşamasında koşulları bulunması halinde incelenebileceği, kesin karar yönünden kanun yollarına başvurulmamış olmasının, uyuşmazlığın ihalenin feshi aşamasında incelenmesine engel olmayacağı-
Satış ilanının, usulüne uygun tebliğ üzerine itiraz edilmeden kesinleşen kıymet takdirine uygun olarak hazırlandığı, bu aşamada kıymet takdiri işleminin hatalı olduğu iddiasıyla ihalenin feshinin talep edilemeyeceği, başkaca ihalenin feshini gerektirecek usulî bir eksiklik de bulunmadığı dikkate alınarak, şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği-