Davacı Hazine’nin, mahkeme kararında yer almayan taşınmaza ilişkin olarak hatalı işlem yapıldığını ileri sürerek, Türk Medeni Kanunu’nun 1025. ve 1007. maddelerine dayanarak eldeki davayı açtığı, her ne kadar tapu iptal ve tescil isteme hakkı kayıt maliki veya onun mirasçılarına ait ise de; Hazine’nin Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan sorumlu olup, eldeki davayı açmakta hukuki yararının da bulunduğu-
Tapu kütüğündeki kaydın değiştirilmesi ve kütük üzerindeki düzeltmelerin, bir başka ifade ile tapuda cins ve vasıf düzeltilmesi işlemlerinin tapu idaresince yapılacağı ve idari bir görev olduğu-
Tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlar nedeniyle kural olarak kayıt maliki ya da mirasçıları dava açabilirse de, Hazinenin bu zararlardan sorumluluğu kusursuz sorumluluk olup, tazminat davasına muhatap ve tazminata mahkûm olabileceği gözetildiğinde davacı idarenin de çekişmeye konu işlemin düzeltilmesi ile ilgili davayı açmakta hukuki yararı olduğunun kabulü gerekeceği-
Dava, tapu kaydının iptalinden kaynaklanan tazminat isteğine ilişkindir. Davacının taşınmaz mülkiyetini yitirdiğinin kesinleştiği tarihten sonra açılabileceği; mülkiyetin kaybedildiği tarih itibariyle taşınmaz değerinin tespiti ve taşınmaz üzerinde bir bina var ise, kişinin yapılanmada iyiniyetli sayılıp sayılamayacağının tespiti bakımından bu binanın ne zaman ve hangi aşamada yapıldığının araştırılması gerekip, mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunun hükme elverişli ve yeterli olmadığından hükmün bu nedenlerle bozulması gerekeceği-
Çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle kaydının terkinine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği iddiasına dayalı tazminat isteği- Kıyıların zamanaşımı yolu ile kazanılmasının, tapu sicili hükümlerine bağlı tutulmasının, haczedilmesinin mümkün olmadığı- Mülkiyet hakkı elinden alınan kimseye bir bedel ödenmesi gerektiği, davacının zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca kendi âkidine müracaat etme olanağına sahip olmasının, haksız eylemi nedeniyle ya da kusursuz sorumluluktan ötürü Hazine'ye karşı dava açmasını engellemeyeceği ve memurlar ile diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerini rücu edilmek kaydıyla ancak Devlete karşı açılabileceği-
Çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle kaydının terkinine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği iddiasına dayalı tapu kaydının iptalinden kaynaklanan davanın davacının taşınmaz mülkiyetini yitirdiğinin kesinleştiği (iptal ve tescil davası kararının kesinleştiği) tarihten sonra açılabileceği-
Çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle kaydının terkinine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği iddiasına dayalı tapu kaydının iptalinden kaynaklanan tazminat isteği-
Mülkiyet hakkı elinden alınan kimseye bir bedel ödenmesi gerektiği tartışmasız olup, davacının zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca kendi âkdine müracaat etme olanağına sahip olması, haksız eylemi nedeniyle ya da kusursuz sorumluluktan ötürü Hazine'ye karşı dava açmasını engellemeyeceği gibi Anayasanın 129. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerini rücu edilmek kaydıyla ancak Devlete karşı açılabildiği şeklindeki hüküm gözetildiğinde, davanın müstakil olarak Hazine'ye karşı açılması mümkün olduğu gibi, taşınmazı satan kişilere karşı da açılmasının mümkün olduğu-