Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine karşı borçluların icra mahkemesine yaptıkları başvuruda; takipte borçlu olarak yer alanın yasal mirasçıları olduklarını ancak mirası reddettiklerini ve ret kararının da kesinleştiğini ileri sürerek takibin durdurulmasını talep ettikleri ve istemin kabulü ile takibin şikayetçiler yönünden iptali ile birlikte alacaklı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiği- Somut olayda; alacaklının, her aşamada davanın husumet nedeniyle reddini talep ettiği, borçlular tarafından yapılan mirasın reddi başvuruları neticesinde kesinleşen ret kararlarının şikayete konu takipten sonra olup alacaklı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını belirterek vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması  gerektiğini beyan ettiği- Şikayet yoluna başvurulmasında alacaklıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı ve alacaklı tarafından aşamalarda pasif husumet yokluğu nedeniyle istemin reddi gerektiğinin ileri sürüldüğü göz ardı edilerek, alacaklı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Davacı-borçlunun, İcra mahkemesine yaptığı mükerrerlik iddiasına ilişkin başvurunun, kamu düzenine ilişkin 'takibin iptali'ne yönelik süresiz şikayet olarak nitelendirilmesi gerekeceği- Bu durumda, ihale tarihi itibariyle bu şikayet kesinleşmemiş olduğu için, İİK. m.363/IV uyarınca yapılmış olan ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği- Öte yandan, İİK'nun 149/a-2. maddesine göre, icra mahkemesinin 'icranın geri bırakılma isteminin reddi'ne ilişkin kararını istinaf eden borçlu veya üçüncü kişinin, takip konusu alacağın yüzde onbeşi nispetinde teminat yatırmadığı takdirde satışın durmayacağı- Ancak somut uyuşmazlıkta istem 'icranın geri bırakılması' değil de 'İİK'nun 16-18. maddeleri kapsamında şikayet' niteliğinde olduğundan genel kural olan İİK'nun 363/4 ve 364/3 maddeleri uyarınca istinaf/temyiz isteminin satışı durduracağı-
Vekaletname mevcut değilse, asıl taraf olan borçluya vekaletname vermesi veya yapılan işlemleri kabul edip etmediğini mahkemeye beyan etmesi için kesin mehil verilmesi gerektiği-
3. kişiye gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin çıktığı KEP adresi hatalı olduğundan ve şikayetçi 3. kişi tarafından ikinci haciz ihbarnamesinin öğrenildiği tarihten önce öğrenildiğine dair dosyada delil de bulunmadığından şikayetin süresinde olduğunun kabulü gerektiği-
İflas kararı, istihkak iddiası hakkında verilen karardan sonra kesinleştiğinden, mahkemece, adı geçen borçlu şirket yönünden, İİK'nin 193/2 maddesi uyarınca takibin düştüğü ve hacizlerin kalktığı, dolayısıyla üçüncü kişinin açtığı İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet konusuz kaldığından, şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına,  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiği-
Bozma sonrası mahkemece bozma ilamına uyma ya da direnme konusunda bir karar verilmesi gerektiği- Bozma ilamında "takip talebi ve ödeme emrinde talep edilen alacağın TL karşılığının gösterilmediğinden bahisle takibin iptaline karar verilmesi gerektiği" belirtilmiş olmakla, bahsi geçen bu eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün olmayıp takip anında ve takibin usul ve yasaya uygun başlatılıp başlatılmadığı noktasında re' sen gözetilmesi gereken bir noksanlık olduğu, bozma ilamına uygun olarak takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
İİK 149 uyarınca aralarında zorunlu takip arkadaşlığı bulunan borçlular ve ipotek verenlere takibin yöneltilmediği görüldüğünden, süresiz şikayet yoluyla  takibin iptalinin istenebileceği- İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte zorunlu takip arkadaşlığının kamu düzenine ilişkin olduğu-
Şikayetçi vekilinin, vasıta ile ilgili olarak ödenen KDV'nin bir kısmının iadesinin istendiği somut uyuşmazlıkta, KDV'nin tahsil edildiğine dair tartışma bulunmakta olup, vergi iadesinin muhatabının Vergi İdaresi olduğu bu durumda yargı yolunun caiz olmaması halinin vuku bulması sonucu dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden ret kararı verilmesi gerektiği-
Belediyenin kamu hizmetine tahsis edilmiş olan mallarına ilişkin haczedilmezlik şikâyetinin kamu düzenine ilişkin ve süresiz şikâyete tabi olduğu-
Bir işin yapılmasına ilişkin olmak üzere verilen eda hükmü içeren kararların ilamlı icraya konu edilebileceği- İcra emrinde "iştirak nafakası" yazılsa da, takip talebinde borcun sebebi kısmında ilamda yer alan 1.500,00 TL. her ay ödenmesi gereken okul gideri ve yıllık özel sağlık sigortası primi ödenmesinin talep edildiği uyuşmazlıkta, müşterek çocuk için her ay okul masrafı yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa ne kadar olduğu belli olmayıp alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden ilamlı icra takibine konu edilemeyeceği- Dayanak ilamın okul masrafları yönüyle eda hükmü içermemesi nedeniyle bu alacak kaleminin tahsili için ilamlı takip yapılamayacağı dikkate alınarak bu kısım yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-