Mahkemece, borçlunun icra mahkemesine başvuru tarihi itibariyle bakiye dosya borcu bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, bu tarih itibariyle henüz hükmedilmemiş olan ve daha sonrasında zaten takip konusu yapılan icra inkar tazminatının da ilavesi ile hesaplama yapan .......... tarihli ikinci ek bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması isabetsiz olup, şikayet tarihi itibariyle mevcut duruma göre hesap yapılacak şekilde yeni bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Şirketin temsilcisi olmayan kimsenin üçüncü kişi şirket yararına istihkak iddiasında bulunamayacağı- Geçerli herhangi bir istihkak iddiası bulunmadığından şikayetin hukuki yarar bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği-
Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtalarının haczolunamayacağı- Borçlunun İİK.'nun 82. maddesine dayanan haczedilemezlik şikayetini yine aynı Yasanın 16/1. maddesine göre haczin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük süre içerisinde yapması gerekeceği-
Üçüncü kişinin açtığı İİK’nun 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayette mahcuzların 3. kişi şirketin elinde haczedildiği kabul edilerek icra müdürlüğünce yapılan işlemin iptaline karar verilmesi isabetli olduğu- İcra mahkemesince yapılacak değerlendirmede, haczin İİK 99'a göre yapılmış olduğu sonucuna ulaşılması halinde, prosedür gereğince İİK. 99 uyarınca işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine de karar verilmesi gerektiği-
Ödeme emrinin takip talebine aykırı olarak düzenlenmesi halinde, borçlu yönünden geçerli bir ödeme emrinin varlığından sözedilemeyeceği ve bu durumda, borçlunun bu konuda süresiz olarak şikayet yoluna başvurabileceği-
İlk Derece Mahkemesince; borçlunun alacaklı tarafından da itiraz edilmeyen bila tarihli ilk bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının yerinde olmadığı dikkate alınarak, şikayetin kısmen kabulü ile icra emrindeki işlemiş faiz alacağının 35.344,19 Euro olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, ilk rapora itiraz eden borçlunun aleyhine olacak şekilde 39.746,42 Euro olarak düzeltilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-
Harcın nereye yatırılacağının belirtilmemesi halinde mahkemece gönderilen muhtıranın geçersiz olacağı-
İcra Müdürlüğü’nün İİK'nın 97/1. maddesine ilişkin talebi üzerine icra mahkemesinin ancak "takibin devamına" veya "talikine" karar verebileceği, icra mahkemesinin "İİK. 97 yerine 99. maddenin uygulanıp uygulanmayacağını" takibin taraflarının ya da 3. kişinin şikayeti üzerini değerlendirebileceği-
İpotek resmi senedinde, dava konusu ipoteklerin 'bila faiz ve 15.10.2014 süre ile' tesis edildiği belirtilmiş, icra takipleri ise 11.12.2014 tarihinde başlatılmış olduğundan, bu durumda, 15.10.2014 tarihinde ipotek kalkacağından, ipotek süresinden sonra bu ipoteklere dayanılarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı-
İİK.'nin 45. maddesinin asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanamayacağı- Bir (üçüncü) kişi, hem asıl borç için ipotek vermiş, hem de asıl borca müteselsil kefil olmuşsa, alacaklı o kişiye karşı, hem (asıl borçlu ile birlikte) ipotek veren üçüncü kişi sıfatı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir, hem de ipotek limiti dışında kalan alacak bölümü için müteselsil kefil sıfatı ile genel haciz yolu ile takip yapabileceği- Kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri, kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermişler ise, bu halde asıl borçlu gibi haklarında öncelikle İİK.'nin 45. maddesinde öngörülen rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunluluğunun bulunduğu- Alacağın ipotekle karşılanmayan kısmı için müteselsil kefil aleyhine genel haciz yolu ile takip yapılabileceği-
