Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğünü ancak tebliğ işleminin muhatabı olan borçlu şirketin şikayet konusu yapabileceği-
Kapitale dönüşen faiz alacağının, bir paranın, faiz geliri elde etmek amacıyla ödünç verilmesi veya herhangi bir şekilde bir süre borçluda kalması üzerine, faiz ödenmesinin öngörüldüğü hallerde söz konusu olacağı-
Alacaklının takip talebinde bulunduktan sonra icra müdürünün buna uygun “ödeme emri” düzenlemek zorunda olduğu-
Medeni Usul Hukuku’ndaki “dava”nın karşılığının takip hukukunda “icra takibi” olması nedeniyle, Bankacılık Kanunu’nda geçen “dava” ibaresinin, “icra takipleri” ni de kapsadığının kabulü gerekeceği-
Özel dairece şikayetçi vekilinin temyizi üzerine bozulan karara karşı karar düzeltme yolunun açık olduğu-
Haczin kaldırılması istemli şikayetlerde, takip alacaklısının yasal hasım olduğu-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takiplerde 10 günlük ödeme süresi geçmeden haciz yapılamayacağı, bu kural kamu düzenine ilişkin olduğundan, İİK’nun 16/II maddesi uyarınca süresiz şikayete tabi olduğu-
“İcra müdürünün haciz tarihi itibariyle işleminde usulsüzlük olup olmadığının tesbitine” yönelik şikayetin süreye bağlı olmadan yapılabileceği-
İflasın ertelenmesi kararından sonra borçlu şirket hakkında alacaklı tarafından yapılan icra takibinin “durdurulmasına” değil, “iptaline” karar verilmesi gerekeceği-
İlamdaki baz istasyonunun kaldırılmasına ilişkin takibin İİK’nun Yönetmeliğinin 19.maddesinin d bendine göre “örnek no:4” icra emrine ilişkin basılı kağıdın kullanılmasının gerekeceği – Bu takip hakkında yapılacak şikayetlerin 7 günlük süreye tabi olacağı-
