Davacı koca eşi davalı kadının hastalığıyla ilgilenmediği ve istemediğini beyan ettiğinden; Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları oluşmakla, kadın yararına uygun manevi tazminat takdiri gerekeceği- Kadının yoksulluk nafakası ve iştirak nafakalarının gelecek yıllardaki artış oranının belirlenmesi yönündeki açık talebine rağmen, aylık olarak ödenmesine karar verilen nafakaların gelecek yıllardaki artışı hakkında da hüküm kurulması gerekeceği-
Yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin davada, davalının geliri yoksulluğu ortadan kaldırmayıp,bu durumun sadece nafaka miktarının tayininde nazara alınması gerekeceği-
Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu-
Kadın, aylık ırat biçiminde ödenmesine karar verilen yoksulluk nafakasının gelecek yıllarda ne miktar ödeneceğinin karara bağlanmasını da istemiş olduğundan(TMK.m.176/son); bu talep hakkında bir hüküm kurulmasının gerekeceği-
Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı tamamen kusurlu olduğundan, Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
Yoksulluk nafakasının niteliği gereği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK'in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekeceği-
Davalı-davacı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakasının yeniden evlendiği tarihe kadar geçerli olacağı-
Aylık irat şeklinde ödenmesine hükmedilen yoksulluk nafakasının, nafaka alacaklısının bir başkasıyla evliymiş gibi yaşaması halinde kaldırılacağı-
Alacaklı tarafından takip talepnamesinde yıllık nafaka artışı yapılmadan tüm dönemler için aylık 300 TL. üzerinden toplam 17.100,00 TL. nafaka alacağı istenmiş olduğundan; toplam nafaka alacağının 17.100 TL kabul edilerek, faiz hesabının da aylık 300 TL üzerinden yapılması gerekeceği-