Dava açıldığı tarihte var olan alacakların hüküm altına alınması istenebileceği; dava tarihinden sonra doğacak haklar için (o davada) karar verilmesinin mümkün olmadığı- Tarafların "dava tarihi itibariyle" gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın niteliği, iki dava tarihi arasındaki endeks artış oranları ve TMK'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak nafakanın en azından ÜFE endeksi artışı oranında arttırılmasına karar verileceği-
Davacı boşandığı eşinin emekli maaşının bağlanmasını talep ettiği ve dava aile mahkemesince incelenerek karara bağlandığı fakat bu Uyuşmazlığın 5510 sayılı yasadan kaynaklandığı ve 5510 sayılı yasanın 101. maddesinde yasanın uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerince çözümleneceği-
Yoksulluk nafakası; ahlaki ve sosyal düşüncelere dayandığından, bilimsel öğretide evlilik birliği içinde eşler arasında geçerli olan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğünün, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra da kısmen devamı niteliğinde olduğu-
Nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması, taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan dengenin korunması gerektiği-
Tarafların boşanmalarına esas yabancı mahkeme ilamında sadece tarafların boşanmalarına karar verilmiş, müşterek çocuklarla ilgili velayet düzenlemesi yapılmamış olup, mahkemece, velayetle ilgili bir düzenleme olmadan müşterek çocuklar yararına davacı lehine iştirak nafakası hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Yoksulluk nafakasının artırılmasına ilişkin davada tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK'in yayınladığı ÜFE artış oranları ve hakkaniyet ilkesine uygun değerlendirme yapılması gerektiği-
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki olumsuz değişiklikler ve ÜFE artış oranları dikkate alındığında davacı yararına hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının fazla olduğu anlaşıldığından, "hakkaniyete" uygun nafaka miktarına karar verilmesi gerekeceği-
Yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın kaldırılması veya azaltılmasına da karar verilebileceği-
İradın arttırılması veya azaltılması için, tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerektiği, bu doğrultuda; nafakanın takdir edildiği tarihe göre nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün gelir durumunda ''olağanüstü bir değişiklik'' olmadığı takdirde, yoksulluk nafakasının ÜFE oranında arttırılması ve taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan dengenin korunması gerekeceği-