4721 sayılı TMK.mad. 175 gereğince boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği, aynı kanunun 176/4.maddesi gereğince de tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebileceği- Nafaka iradının, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabileceği, ancak, sözleşme ile kararlaştırılmış ve hakim tarafından onaylanmış olan iradın, yasada aranan şartlar gerçekleşmeden tamamen kaldırılmasını ya da indirilmesini istemenin hakkın kötüye kullanılması mahiyetini arzettiği, bunun gibi sırf boşanmayı sağlayabilmek için, bilerek ve isteyerek mali gücünün üzerinde bir yükümlülüğü üstlenen ya da karşı tarafın mali durumunun iyi olduğunu ve geçinmek için nafakaya ihtiyacı olmadığını bilen kişinin, sonradan bu yükümlülüğün kaldırılması veya azaltılması yönünde talepte bulunmasının da iyiniyet ve sözleşmeye bağlılık ilkeleri ile bağdaşmayacağı- Edimler arasındaki denge, umulmadık gelişmeler yüzünden sonradan bozulacak olursa, sözleşme koşullarının değişen koşullara uyarlanacağı, buna göre, sözleşenlerin eğer gelişmeleri baştan kestirebilselerdi, sözleşmeyi bambaşka koşullarla kurmuş olacakları söylenebiliyorsa, ayrıca, beklenmeyen gelişme yüzünden sözleşmeye baştan kararlaştırılmış koşullarla olduğu gibi katlanmak taraflardan biri için özveri sınırının aşılması anlamına geliyorsa, nihayet, yasal ve sözleşmesel risk dağılımı çerçevesinde taraflardan sözleşmeye baştan kararlaştırılmış koşullarla bağlı kalmaları beklenemiyorsa, sözleşmeye hakimin müdahalesi gerekebileceği-
Nafaka borcunu zamanında ödemeyerek borcun birikmesine neden olan davacının, borcunun artmasında kendi kusuru bulunduğundan ve hiç kimsenin kendi kusurundan hak elde edemeyeceği ilkesi gereği mahkemece nafakanın indirilmesi yoluna gidilemeyeceği-
Davacının önceki nafaka artırım davasının açıldığı tarih ile bu tarihten 14 ay sonra açılan artırım davası arasında geçen 14 ay boyunca davacının ihtiyaçlarını artıp, davalının gelirinde de en az ÜFE oranında bir iyileşme olduğu, nafakanın ÜFE endeks artış oranında ve TMK'nun 4. maddesi uyarınca arttırılmasına karar verilmesi gerekeceği-
"Asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması" nın yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılmayacağı-
Nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde yoksulluk nafakasının TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması gerekeceği-
Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunun değişmesinde kendi kusuru olması halinde açılan yoksulluk nafakasının gelirdeki azalma nedeniyle indirilmesi davasının reddi gerekeceği-
Emekli olunması sebebiyle ekonomik durumda meydana gelen kötüleşmenin, nafakanın kaldırılmasına değil, artırılması veya azaltılmasına etki edecek bir olgu olduğu-
Boşanmadan sonra davalının, bir başka erkekle fiilen evliymiş gibi birlikte yaşamasının yoksulluk nafakasının kaldırılması sebebi olduğu-
Yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddi gerekçesinin hükümde gösterilmesi gerekeceği-
Taraflar arasındaki "velayetin değiştirilmesine" dair davayla aynı davacı tarafından bağımsız olarak açılan "yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılmasına" dair davanın birleştirilerek yapılan muhakemesinde; davacı, davalı yararına boşanma kararıyla aylık irat biçiminde hükmedilen yoksulluk nafakasının kendiliğinden kalkmasını gerektiren bir sebeple değil, davalının yoksulluğunun mali durumundaki iyileşmeye bağlı olarak ortadan kalkmış olmasına dayandığına göre ve dava açmakla davalı temerrüde düşürüldüğünden, her iki nafakanın da dava tarihinden geçerli olmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği-