Yoksulluk nafakası artırılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının yanında, ülkedeki ekonomik gelişmelerin (paranın satın alma gücündeki kayıp ve bu hususun taraflara etkisi) de gözönünde tutulmasının gerekeceği-
Yararına yoksulluk nafakası taktir edilen kadının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması halinde mahkeme kararı ile nafakanın kaldırılacağı-
Davacının kendisi ve müşterek çocuk lehine hükmedilen nafakalar için yıllık artırım oranı belirlenmesi konusunda bir talebinin bulunmadığı halde, talep dışına çıkılarak nafakaların her yıl TÜFE oranında artırılmasına karar verilemeyeceği- Boşanmaya neden olan olaylarda kocanın tamamen kusurlu olması halinde kadının manevi tazminat isteğinin kabul edilmesi gerektiği-
Yoksulluk nafakasının; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde ancak mahkeme kararıyla kaldırılacağı-
Yoksulluk nafakasının kaldırılması mümkün olmadığı takdirde miktarının indirilmesi istemine ilişkin davanın aile mahkemesinde görülmesinin gerekeceği-
Yoksulluk nafakasının kesinleştiği tarihten itibaren nafaka artırımı yapılması gerekirken nafaka artırım davasının açıldığı tarihten itibaren nafaka artırımı yapılmak suretiyle davacı lehine az miktarda nafaka takdir edilmesine sebebiyet verildiği-
Yoksulluk nafakasını aylık irat şeklinde ödenmesinin durumuna uygun olacağı hallerde toptan ödenmesine karar verilemeyeceği-
Yoksulluk nafakasının kaldırılması yönünde usulünce yapılmış bir ıslah olmaksızın, nafakanın indirilmesi istemiyle açılan davada davalı yönünden yoksulluk nafakasının kaldırılması cihetine gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Hükmolunan nafakaların gelecek yıllardaki artırımına ilişkin olarak kurulan ve bu konuda kesinleşen önceki hükümlerin, sonraki davalarda kesin hüküm teşkil etmeyecekleri-
TMK.’nun 176. maddesine göre; iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekeceği-
