Mahkemece, kazayla ilgili dosyaya getirtilen hastane kayıtları ve ekleri Adli Tıp Kurumuna gönderilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişilerden kaza tarihi gözetilerek geçici ve/veya sürekli işgöremezliğin bulunup bulunmadığına dair rapor alınması, muayene için davacının sevkinin istenilmesi halinde sevkedilmesi bu halde, davacı vekiline davacının muayeneye müracaatı için yeterli ve makul kesin süre verilerek, kesin süreye uyulmamasının sonuçları da açıkça ihtar edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Hakkın zayi olması gibi ağır bir müeyyideye bağlanan kesin sürenin, hukuki sonuç doğurabilmesi için, yapılması gereken işlemlerin ve ne kadarlık sürede yapılacağının açık ve tam olarak belirtilmesi gerektiği gibi, bunların yapılmamasının doğuracağı sonuçların da açıklanması ve tarafların uyarılması gerekeceği-
Kesin süreyi düzenleyen 6100 sayılı HMK'nun 94/3. maddesinde; kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkının ortadan kalkacağı hususunun düzenlendiği, o halde, mahkemece, borçlu vekilinin süresi içinde bildirdiği bankaların faiz oranları esas alınarak düzenlenen 20.05.2015 tarihli ek rapora göre karar verilmesi gerekirken, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmadığı halde, alacaklı vekilinin kesin süreden sonra bildirdiği bankaların faiz oranları esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Sürenin kesin olduğuna karar verilmiş ise, tanınan süre içerisinde yapılması istenilen işlerin ne olduğu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanıp kesin süreye uyulmamasının doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması, uyulmaması durumunda yemin delilinden vazgeçmiş sayılacağının açıkça bildirilmek suretiyle ilgili tarafın uyarılması ve bildirim ve uyarıların tutanağa geçirilmesi gerektiğinden, olayda geçerli bir kesin süre bildirimi yapılmadığı-
Ticaret mahkemelerinin iflas hukukuna ilişkin kararlarına karşı istinaf başvuru süresinin; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren on günlük kesin süreye tabi olduğu; sürenin aşılması halinde başvurunun usulden red edileceği- Somut olayda, ilk derece mahkemesinin kararında süre iki hafta olarak belirtilse de HMK.m.94 gereği kanun tarafından belirlenen on günlük kesin sürenin, artmayacağı veya eksilmeyeceği-
İş sözleşmesinin tarafları arasında ücret miktarı konusunda çıkabilecek ihtilaflarda gerçek ücretin her türlü delille ispatının mümkün olduğu- Ücretin mevcut delillerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi mümkün bulunmadığı durumlarda, yapılan iş, hizmet süresi ve diğer belirleyici özellikler belirtilmek suretiyle ilgili meslek örgütlerinden sorulmak suretiyle de ücretin belirlenebileceği- İster kanun, ister hâkim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı olmadığı- Emsal ücret araştırması yapılması bakımından oluşturulan ve kesin süre ihtiva eden ara kararlarının, ödenmesi gereken müzekkere masrafı miktarının açıkça ara kararda yer almaması nedeni ile usulüne uygun olmadığı- İşçilik alacağına ilişkin davada, mahkemece emsal ücret araştırması için usuli işlemlerin ikmali ile dosya içindeki deliller ile birlikte değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği- "Tarafların davacı işçiye ödenecek ücretin miktarı konusunda sözlü olarak anlaştıkları, ücret belgesinin davacı işçiye bankadan kredi çekmesi için verildiği, davacının aldığı ücret miktarına ilişkin tanık beyanı bulunmadığı ve bu durumda emsal ücret araştırması yapılmasının gerekmediği"ne ilişkin görüşün HGK. tarafından kabul edilmediği-
HMK'da taraflara verilecek kesin süreye ilişkin ara kararlarda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun açıklıkla belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, dava şartına yönelik gider avansı ile ilgili olarak verilen kesin sürede yatırılmamasının sonuçlarını da duruşma zaptına açıkça yazılması gerektiği, aksi takdirde kesin mehle uymamanın, hukuki sonuç doğurmayacağı-
Her ne kadar, mahkemece, 27.11.2014 tarihli celsede, davalı kuruma müzekkere yazılarak sözleşmenin istenilmesine karar verilmiş ise de, davalı tarafa HMK 94. madde uyarınca ihtaratlı süre verilmediğinden, davalıya, HMK 94. maddesine uygun olacak ve tereddüde yer vermeyecek şekilde sözleşmenin ibrazı için kesin süre verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, ara karar ile tebligat evraklarının tercüme ettirilmesi amacıyla davacıya bir hafta kesin süre verilmesine ve duruşmanın bu durum göz önüne alınarak tebligatın dönebileceği ileri tarihli bir güne bırakılmış olmasına rağmen davacı tarafça, bu usulü eksikliğin verilen süre içerisinde tamamlanmadığı, dolayısıyla taraf teşkili henüz sağlanamadığından davanın usulden reddine karar verildiği, ancak mahkemece verilen kesin süreye ilişkin ara kararının usule uygun olmadığı, ara kararda davacıya kesin mehil verilirken yapılması gereken işler gösterildikten sonra ara kararının yerine getirilmemesi halinde ne gibi işlem yapılacağının (sonuçlarının) belirtilmediği görüldüğünden, HMK.nun 94. maddesi gereğince usulüne uygun kesin mehil bulunmadığından ve böyle bir ara kararını yerine getirmeyen davacının, bu durumun sonuçlarından sorumlu tutulması mümkün olmadığından, mahkemece davacı tarafından kesin süre içinde tebligat evraklarının tercüme ettirilmemesi nedeniyle taraf teşkilinin tamamlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
28.05.2013 tarihli celsede 300,00 TL gider avansının mahkeme veznesine depo edilmesi için usulüne uygun şekilde ihtaratlı kesin süre verilmediği gözetilerek bu konuda davacılar vekiline usulüne uygun şekilde kesin süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-