Kira sözleşmesinin varlığının ancak, yazılı delille ispat edilebileceği- Sözlü kira sözleşmesi kurulduğu yolundaki savunmanın, ilgilisine yemin teklif etme hakkı verebileceği; ayrıca HMK. 202 ve 203. maddelerinde değinilen ayrıcalıkların da gözetilmesinin gerekeceği- Senetle ispat zorunluluğuna (HMK. mad. 200) ilişkin miktarın yıllık kira tutarına göre belirleneceği-
Bir bölgede halin gereklerine, tarafların durumlarına göre herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zaman içinde herkesçe uyulmak suretiyle kararlı bir nitelik kazanmış bulunması ve aynı zamanda kamuoyu tarafından da belirtilen teamüle inanılmış olması halinde tanık dinlenebileceği- Mahkemece; işin niteliği tarafların durumu ve ilişkileri gözetilerek, aralarındaki adi ortaklığın devamlı surette senede bağlanmaması hakkında istikrarlı ve toplumca inanılmış bir adet olup olmadığının, Ticaret ve Ziraat Odası, Belediye gibi kuruluşlardan sorulması ve ondan sonra oluşturulacak uzman bilirkişi kurulunun da görüşü alınarak rapor içeriğine göre tanık dinlenip dinlenemeyeceğinin belirlenmesi gerektiği-
Tarafların akraba olması halinde, davacının iddiasını tanık delili ile ispatlamasının mümkün olduğu-
Değer itibariyle senetle ispat sınırında kalan uyuşmazlıkta, karı-koca olan taraflar arasında senetle ispat kuralının istisnası olarak davanın tanıkla ispatı mümkün olduğu (HMK. mad 203)- Tarafların uyuştukları ve ayrıştıkları hususlar henüz belirlenmeden, taraflardan, ön inceleme duruşmasından önce davanın daha başında (tensiple) "delillerini bildirmelerinin" beklenemeyeceği, ve bu yönde tensiple kesin mehil verilse bile, hukuki sonuç doğurmayacağı- Ön inceleme duruşmasında taraflara delillerini göstermeleri için süre verilmesi, tahkikat duruşması için gün belirlenip, tarafların davet edilmesi, delil gösterildiği takdirde, tanıkların dinlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucu uyarınca karar verilmesi gerektiği-
HMK’nın 203. gereği senetle ispatın istisnalarının sayıldığı; altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebileceği-
Miktar itibariyle karşı tarafın açık muvafakati olmaksızın olayda tanık dinlenemeyeceği (HMK. mad. 203)- Vekilin hesap verme yükümlülüğü bulunduğundan, vekâlet sözleşmesine dayanılarak yapılan taşınmaz satışından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin davada ispat yükü, vekil olan davalıda olup, vekilin, gerçekten aldığı satış bedeli de davacıya ödediğini yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiği-
Davacı, davalı vekilden gerçek satış bedelini istemekte olup, gerçek satış bedelinin davacıya ödendiğinin ispat yükünün davalıda olduğu, yani, davalının, gerçek satış bedelini davacı müvekkiline ödediğini yasal delillerle kanıtlamak zorunda olduğu- Davalı, yazılı delillerle satış bedelini davacıya ödediğini ispatlayamadığından, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, mahkemece "enişte-kayınbirader olan taraflar arasında güven ilişkisi olduğu ve tanık beyanları ile ödenen bedelin kanıtlanmış olduğu"na karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davacının açık muvafakati olmaması ve yine davalı(yenge) ile davacı arasında HUMK mad. 293/1(HMK mad. 203/1)'de sayılan akrabalık ilişkisi bulunmadığından, HUMK mad. 288(HMK mad. 200) maddesi gereğince miktar itibarıyla olayda tanık dinlenmeyeceği ve dinlenen tanık beyanları hükme esas alınamayacağı-
4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 10/1 maddesine göre Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tabii oldukları mal rejiminin aynen devam edeceği, eşler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başka bir rejimini seçmedikleri takdirde 01.01.2002 tarihinden geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılacakları, yasanın emredici bu hükmü uyarınca ve aynı kanunun 10/3. maddesine göre eşlerin, ancak yukarıda öngörülen bir yıllık süre içerisinde yapılmış bir mal rejimi sözleşmesiyle yasal mal rejimi olan edinilmiş mallarca katılma rejiminin evlenme tarihinden geçerli olacağını kabul edebilecekleri, söz konusu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde: eşlerin geçmişe etkili olarak mal ayrılığı rejimini seçemeyecekleri, eş anlatımla, tarafların geçmişe etkili bir biçimde edinilmiş mallara katılma rejimi dışında kanunun tanıdığı başka seçimlik bir mal rejimini (mal ortaklığı, mal ayrılığı ya da paylaşmalı mal ayrılığı rejimlerinden birini) evlenme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere seçemeyecekleri, dolayısıyla, böyle bir belirlemenin yok hükmünde olup, kamu düzenine ilişkin bu yasal sınırlama sözleşme serbestisi kurallarına dayanılarak aşılamayacağı, edinilmiş mallara katılma rejimi dışındaki diğer mal rejimlerinin benimsenmesine ilişkin sonradan yapılan sözleşmelerin ancak ileriye etkili olarak yapıldığı tarihten sonraki dönem için sonuç doğuracağı-
Satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada, söz konusu satış vaadi sözleşmesinde, HMK. mad. 203/ç uyarınca irade bozukluğu ile aşırı yararlanma olduğu iddialarının kanıtlanamadığı- Satış vaadi, elbirliği malikleri arasında yapılmış olduğundan satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağının bulunduğu-