6552 s. K. mad. 64 ile 5521 s. Kanun'un 7. maddesine 3. fıkra olarak eklenen ve 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme gereği, " sigortalılığın iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemi"ne ilişkin dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilerek Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği- Bu konuda müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığından, mahkemece, davacı tarafa HMK. mad. 115/2 uyarınca, kesin süre ihtaratlı önel verilmesi, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilmesi gerektiği-
Kira sözleşmesinden kaynaklanan dava HMK 'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığından, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu-
Davalının ruhsal rahatsızlığı olduğunun (dava şartı noksanlığının) her zaman ileri sürülebileceği- Mahkemece davalının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılarak sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesi gerektiği-
Davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği-
Taraf ve dava ehliyetine sahip olma dava şartlarından olup, davalı-davacı kadının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması sonrasında davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği-
Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmalarının dava şartlarından (HMK m. 114/1-d) olduğu ve kamu düzeniyle ilgili bu hususu mahkemenin davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu- Davalının ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia bir kısım delille de doğrulandığından davalının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılarak sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesi gerektiği-
Kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği-
Davacı tarafından iş bu davanın açılmasından önce açılan dava, aynı kazaya ilişkin olarak aynı davacılar tarafından aynı davalılara karşı dava açılmışsa da, davanın konusunun destekten yoksun kalma ve manevi tazminata ilişkin olduğunun görüldüğü, oysa, bu dosyada davacıların talebi miktar olarak farklı olup önceki davaya ek dava olarak açılan destekten yoksun kalma istemine ilişkin olduğundan, mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken derdestlik nedeniyle davanın usulden reddinin doğru olmadığı-
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis istemine ilişkin davada, davacı tarafından isimleri bildirilen tanıklar dinlenmeden sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu- Asıl dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası olup davaya konu taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığından, tespit davası açılmasında güncel hukuki yarar bulunduğundan söz edilemeyeceği- Asıl davada davalı olan tarafa, tespit davasını açması için süre verilmesinin hatalı olduğu (HMK. mad. 24/2)-
Borçlunun itirazında, tarafı yanlış göstermesi hatta hiç bildirmemiş olmasının icra hukuku anlamında sonuca etkisinin olmadığı- Mahkemece, İİK. mad. 169/a-1 uyarınca, taraflar duruşmaya çağrılıp iddia ve diyecekleri sorularak borca itirazın değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken,” ...davanın HMK. mad. 114/1-d, 115/2 uyarınca usulden reddine” karar verilmesinin hatalı olduğu-
