Davacılar tarafından, davalı şirketin iş akdine ve iş güvenliği mevzuatına aykırı davrandığı iddia edilerek, hizmet akdi ile görev yapan desteklerinin, iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulduğu, şu durumda, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğu, bu nedenle; mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekeceği-
Konkordato davalarında, borçluların adrese dayalı kayıt sisteminde kayıtlı yer mahkemesinin yetkili olduğu, bu yetki kuralının kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı olduğu-
Karar tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar vereceği, bu durumda mahkemece, HMK'nın 114/1-c madde hükmü gereğince anılan yasal düzenleme gözönünde bulundurularak, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken karar tarihinde yürürlükte olmayan ve göreve ilişkin dava şartı öngörülmeyen HUMK'nın göreve ilişkin 7. ve 27. madde hükümlerine uygun olarak hüküm fıkrasında "dava dilekçesinin görev yönünden reddine " ibaresine yer verilmesinin doğru olmadığı-
Uyuşmazlığın, tacir olan tarafların ticari işletmesi ile ilgili ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TTK mad. 4 uyarınca nispi ticari dava niteliğinde olduğu, bu itibarla, HMK mad. 114/1-c ve 115/2 uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Konkordato işlemlerinin yürütülmesi bakımından gider avansının 2 haftalık kesin süre içinde yatırılması, yatırılmaması halinde HMK. 114-115 maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddedileceği ihtarının davacı şirket vekiline tebliğ edildiği ancak tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde gider avansının yatırılmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddin gerektiği-
Tazminat davası-
Davacılar vekilinin ıslah dilekçesi ile talebinin kooperatif üyelik tespiti olduğunun anlaşıldığı, ıslah nedeni ile 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca ticari dava niteliğini haiz iş bu davanın, 6102 Sayılı Yasa'nın 5. maddesi gereği ticaret mahkemesi görev alanına girdiği-
Çekişmesiz yargı işi olan tapu kayıt maliki ile aynı kişi olunduğunun tespiti taleplerine sulh hukuk mahkemelerince bakılması gerektiği, bu davalarda asliye hukuk mahkemesinin görevli olmadığı- Hasım olarak  Hazine değil, Tapu Müdürlüğü'nün gösterilmesi gerektiği- 
Çekişmesiz yargı işi olan tapu kayıt maliki ile aynı kişi olunduğunun tespiti taleplerine sulh hukuk mahkemelerince bakılması gerektiği, bu davalarda asliye hukuk mahkemesinin görevli olmadığı-
Davacı sigorta şirketi davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınacağı, sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hakkın, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusu olduğu, eldeki davanın, sigorta şirketinin rücuen tazminat istemine ilişkin olduğuna göre; davacı sigortacının sigortalısı olan gerçek kişilerin (haksız fiil nedeniyle zarar görenler) açacağı davada görevli olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin bu dava bakımından da görevli olacağı- Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK mad. 5/3 uyarınca, davanın asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemelerinden hangisinin iş sahasına girdiğinin, ancak taraflarca ilk itiraz olarak ileri sürülmesi halinde dikkate alınabileceği düzenlendiğinden, somut olayda; davacının Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı davada, davalının süresi içerisinde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu ilk itirazını ileri sürdüğü, mahkemece davalının bu itirazının reddine karar verilerek işin esası incelenip davanın kısmen kabul edildiği, halbuki, eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, davalı tarafça süresi içerisinde iş bölümü itirazının ileri sürüldüğü gözetilerek HMK mad. 114/1-c'ye göre, görevsizlik nedeniyle HMK mad. 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği-