Davacı taraf davalı aleyhine dava konusu çekten dolayı menfi tespit davası açmış, yargılama sırasında çekte ciranta sıfatı taşıyan kişinin dahili davalı olarak davaya dahil etmiş olup hakkında usulüne uygun biçimde açılmış bir dava bulunmayan ciranta yönünden aleyhe hüküm kurulmaması gerekeceği-
Eksik temyiz karar harcının ihtarattaki 1 haftalık kesin süre sona erdikten sonra yatırılması halinde, temyizden vazgeçilmiş sayılacağı- Davacı borçlu şirketi münferiden temsile ve ilzama yetkili kimsenin, dava konusu bono nedeniyle davacı aleyhine başlatılan icra takibinde talimat ile haciz sırasında, kısmi ödemenin bulunduğuna ilişkin bir beyanı olmaksızın tüm takip borcunu kabul edip, ödeme taahhüdünde bulunması karşısında, mahkemece davacının borcu kabul ettiği ve ödeme taahhütleri ile bağlı olduğu gözetilerek bir hüküm kurulması gerekeceği-
İİK.nun 72. maddesi hükmüne dayalı menfi tespit davasında, mahkemece, HUMK.nun 74. ( HMK.nun 26. ) madde hükmü de gözetilerek, taleple bağlılık kuralı çerçevesinde, davacının borçlu olmadığı miktar saptanarak menfi tespite hükmedilmesi gerekeceği-
Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senedin herhangi bir işleme esas alınamayacağı (HMK. mad. 209/I ), ancak menfi tespit davasındaki iddia imza ve yazının inkârına ilişkin olmadığından, mahkemece bu yön gözetilip, ceza davasındaki iddianamenin de yazı veya imza inkârına dayanıp dayanmadığı üzerinde durularak bir karar verilmesi gerekeceği-
İcra takibinden sonra açılan olumsuz tespit davalarında, mahkemece verilen "hacizler baki kalmak üzere hacizli araçlara ilişkin yakalamanın kaldırılmasına" dair takibin ilerlemesine engel olan kararın, İİK.'nun 72/3 maddesine aykırı olacağı-
Ödeme yapıldıktan sonra menfi tespit davası değil istirdat davası açılması gerekeceği, istirdat davasında ise tazminat konusunda yasal bir düzenlemeye yer verilmediğinden, mahkemece davalının kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağı-
Menfi tespit davasında İİK'nun 72. maddesine göre verilen tedbir kararı uygulanmamış olduğundan, davacı aleyhine tazminata karar verilmemesi gerekeceği-
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 79. maddesi çerçevesinde olumsuz tespit davası açılabileceği-
Bir davada hukuki yararın varlığının kabulü için talepte bulunanın hakkının tehlike altında bulunması ve verilecek bu tespit kararının bu tehlikeyi bertaraf edici nitelikte bulunması gerekeceği- Haciz baskısı altında icra dosyasına kefaletin geçersizliği ve asıl borcun zamanaşımına uğradığından bahisle borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan davada mahkemece görevli mahkemenin ‘icra hukuk mahkemesi olduğu ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı’ gerekçesiyle ‘davanın reddine’ karar verilmesinin hatalı olduğu, olayda davacı ‘borçlu olmadığının tespitini’ de istediğine göre, uyuşmazlığın İİK. mad. 72. menfi tespit istemine ilişkin olduğu ve bu çerçevede bir karar verilmesi gerekeceği-
Mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılmasının hem anayasal hem de kamu düzeniyle ilgili olduğu, karar gerekçelerinin maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekeceği-
