Borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olmasının gerekeceği, zira, zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesinin bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklandığı, bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipoteklerin, adı geçenin bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasından vazgeçtiğinin kabulünü gerektireceği-
Borçlunun haline münasip evin haczedilemeyeceği, meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı; borçlunun ‘haciz’ anındaki ‘sosyal durumu’na ve borçlu ile aynı çatı altında yaşayan bakmakla yükümlü olduğu ‘aile’ bireylerinin ihtiyaçlarına göre belirleneceği, icra mahkemesince borçlunun haline münasip meskeni temin için gerekli bedelin bilirkişilere hesaplattırılması ve haczedilen yerin kıymeti fazla ise satılmasına karar verilmesi gerekeceği, ikamet için zorunlu öğeleri içeren (mütevazi) bir mesken dışındaki yerlerin, İİK. mad. 82/1-12’de öngörülen amaca aykırı olacağı-
Belediye’nin kamu hizmetinde fiilen kullanılan malları ile, belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim, harç gelirlerinin haczedilemeyeceği-
Şikayetin, haciz işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük sürede yapılmasının gerekeceği, öğrenme tarihinin ise kural olarak borçlunun öğrendiğini bildirdiği tarih olup, bu tarihin aksinin ancak yazılı belge ile ispatlanabileceği-
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda asıl olan borcun ödenmesi olup, borçlunun daha mütevazi niteliklere sahip yerlerde haline münasip meskeni edinebileceği miktarın belirlenmemesinin doğru olmadığı-
Borçlunun görev ve sıfatı yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda belirlenecek borçlunun haline münasip evden daha görkemli bir meskende ikamet ettirmesini gerektirmediği gibi borçlunun şikayete konu taşınmazın bulunduğu aynı semtte oturmasını da gerektirmeyeceği-
Meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı; borçlunun ‘haciz’ anındaki ‘sosyal durumu’na ve borçlu ile aynı çatı altında yaşayan bakmakla yükümlü olduğu ‘aile’ bireylerinin ihtiyaçlarına göre belirleneceği, icra mahkemesince borçlunun haline münasip meskeni temin için gerekli bedelin bilirkişilere hesaplattırılması ve haczedilen yerin kıymeti fazla ise satılmasına karar verilmesi gerekeceği, ikamet için zorunlu öğeleri içeren (mütevazi) bir mesken dışındaki yerlerin, İİK. mad. 82/1-12’de öngörülen amaca aykırı olacağı-
Mahkemece; şikayetin mahiyeti gereği duruşma açılarak, taraflara delilleri sunma imkanı verilerek, araçların fiilen kamu hizmetinde kullanılıp kullanılmadığı hususunu, gerektiğinde, keşif ve bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle belirlenmesi gerekirken, kamuya tahsis kararı alındığı gerekçesiyle duruşma açılmasına gerek görülmeden evrak üzerinde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olacağı-
