Davalılara gönderilen haciz ihbarnamelerine (İİK. mad. 89) itiraz edilmesi üzerine, alacaklı davacının icra müdürlüğü tarafından İİK. mad. 120/2 uyarınca verilen yetki ile takip borçlusunun 3. şahıs davalılardaki alacağı için açtığı davada, borçlu şirket ile davalılar arasında iddia edilen ilişki TTK'da düzenlenen hisse devrine ilişkin olduğundan, TTK. mad. 4 ve 5 uyarınca davaya ticaret mahkemesinin bakmakla görevli olduğu-
Bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemi-
Uyuşmazlığın temelde kambiyo senedinden kaynaklandığı ve bu sebeple TTK. mad. 4 ve 5 uyarınca uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin görevli olması sebebiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine kararı verilmesi gerektiği-
Tacirler arasında yapılan kira sözleşmesinde faiz oranının serbestçe kararlaştırılabileceği- Ticari işlerde faiz oranını belirleme serbestisinin, TMK. mad. 2, tacirinin müzayaka halinde bulunması veya cezai şarta özgü tenkis imkanı ile sınırlı olduğu-
Tacirler arasında yapılan kira sözleşmesinde faiz oranının serbestçe kararlaştırılabileceği-
11. HD. 18.01.2017 T. E: 2016/14666, K: 325-
Muhasebe hizmeti alım sözleşmesinden doğan alacak istemine tacirler olan tarafların ticari işlerinden kaynaklanan uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği-
Sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemi-
Destekten yoksun kalan ve zarar gören üçüncü kişi davacıların, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı şirkete karşı açtıkları davanın Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği-
Tasarrufa konu taşınmazın satış tarihinde belirlenen değeri gözetildiğinde, İİK'nın 278/2 maddesinde belirtilen edimler arasındaki aşırı fark olmadığı ve İİK'nun 280. madde kapsamında davalının, borçlunun mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bildiği veya bilmesi gereken kişilerden olduğu ispatlanamadığından, bu davalı yönünden davanın reddi gerektiği- Haciz tutanağında borçlunun ev adresine gidildiği bu adreste oturduğu tesbit edildiği ancak adres kapalı olduğundan çilingirle girilmediği belirtildiğinden, bu zaptın İİK'nun 105 niteliğinde bir belge olduğundan söz edilemeyeceği ve bu nedenle tasarrufun iptali davasının ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği- Yargılama sırasında tasarrufa konu malın üçüncü kişi tarafından devredilmesi halinde, davacı alacaklının davayı bedele dönüştürüp dönüştürmeyeceği veya devredilen şahısları davaya dahil edip etmeyeceği belirlenmesi gerektiği-