Dava konusu olayda davacının, dairenin rayiç bedelini istemiş olmakla sözleşmeden dönmüş olup, artık sözleşme devam ediyormuş gibi kira kaybı isteyemeyeceği- 6100 sayılı HMK.’nın “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunun ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğinin hüküm altına alındığı-
Davalı ile kampayalı daire satış sözleşmesi imzaladığını, dairenin teslim tarihi 15.10.2014 olarak kararlaştırılmasına rağmen zamanında teslim edilmediğini ve dairenin projeye aykırı yapıldığını ileri sürerek dairenin geç teslim edilmesinden dolayı 1.259,00 TL, projeye aykırılık dolayısıyla oluşan değer kaybı için 7.432,00 TL olmak üzere toplam 8.691,00 TL'nin 30/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline-
Menfi tespit davasında, davacının senetlerin korkutma yolu ile alındığı iddiasını kanıtlaması gerekirken, mahkemece yapılan araştırmada davacının cumhuriyet savcılığında verdiği ifadesi dikkate alınarak korkutma iddiasının dışına çıkılarak davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Davacının talebi alacağın tahsiline yönelik olduğu halde mahkemece talep dışında itirazın iptaline karar verilerek hüküm tesis edildiği, 6100 sayılı HMK.’nın “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1. maddesi uyarınca, mahkemenin talepten başka bir şeye karar vermesinin mümkün bulunmadığı-
Kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkin davada takibe konu edilmeyen dönem de dahil edilerek alacak miktarı hesap edilmesinin hatalı olduğu-
Hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebileceği- Hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiği- Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu-
Mahkemece, borçlunun, bonoda aval veren olduğundan, takip edilebilmesi için protesto çekilmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğinin görüldüğü, mahkemece, borçlunun senedin protesto edilmesi gerektiğine ilişkin şikayeti dışında sair itiraz ve şikayetleri incelenmeksizin ve herhangi bir değerlendirmeye yer verilmeksizin sair itiraz ve şikayetlerini de kapsar biçimde “davanın reddi” yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Aynı taşınmazlar hakkında daha önce taraflar arasında görülen bir önceki dönem ecrimisil davası kabul ile sonuçlanıp temyiz edilmeksizin kesinleştiği dikkate alındığında, davacının payına isabet eden ecrimisilin hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik olmadığı-  Talep aşılmak sureti ile farklı bir dönem için ecrimisil alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğu-
Şikayetçi borçlu, "vekiline yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu" açıkça ileri sürmediğinden, satış ilanı tebliğ usulsüzlüğü nedenine dayalı olarak ihalenin feshine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Kabul edilen manevi tazminatlar için davacılar yararına hesaplanan vekalet ücretinden davalı sigortacının da sorumlu tutulmasının hatalı olduğu- Davacının kazadan 2 ay öncesine ait SGK hizmet cetvelindeki kazancının asgari ücret olduğu; desteğin ise tekstil firmasının ortağı olduğuna dair resmi herhangi bir belge bulunmadığı, davacı tarafın soyut iddiası dışında vergi kaydı, SGK kaydı gibi resmi belgelerle desteğin kazancının ispat edilemediği gözetildiğinde; gerek desteğin gerekse davacının asgari ücret düzeyinde gelir elde ettikleri kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği- Davacının kazada ölenin sevk ve idaresinde bulunan motorsiklette yolcu olduğu, sürücüün ehliyetsiz olduğu ve otopsi raporuna göre kanında 86 ng/ml esrar bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olduğundan davacı ile ölen sürücünün arkadaş olduğu ve ifade olunan hususlar gözönünde bulundurularak, davacının ehliyetsiz ve uyuşturucu madde etkisindeki sürücünün aracına binmekle müterafik kusurlu olup olmadığının, BK'nun 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği- Davacı yönünden davacı tarafın talebi aşılarak, 2 aylık fazla geçici işgöremezlik tazminatına ve talep edilmeyen sürekli işgöremezlik tazminatına hükmolunmasının yanlış olduğu-