Davacıların desteği kazaya karışan diğer araçta yolcu olup kazada kusurunun bulunmadığı, kazaya karışan ve kazada kusurları bulunan araçların sigortacılarının ise tüm zarardan müştereken müteselsilen sorumluluklarının bulundğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada %25 kusurlu dahi olsa müşterek ve müteselsil sorumluluk esası gereği tazminatın tamamından sorumlu olduğu, davacılar vekilinin tazminatın tamamını isteyebilecekken %75 kusur oranına göre taleplerini ıslah ettiği, bu durumda yapılan ıslah miktarı dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken %25 kusur oranına göre belirlenen miktardan davalının sorumlu olacağı gerekçesi ile karar verilmesinin doğru omadığı-
Dava dosyasında alınan kusur raporu birlikte değerlendirilerek çelişkiyi giderici ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerektiği-
Davacı ... ödemiş olduğu destekten yoksun kalma tazminatını sürücünün mirasçılarına rücu edebilme hakkına sahip olduğu- Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtildiği üzere mirasçı davalıların muris ...'un mirasını 3 aylık kanuni süresi içerisinde reddettikleri ve mahkeme tarafından reddettiklerinin tesciline karar verildiği görülmekle davalıların murisin mirasçısı sıfatlarının kalmadığı, bu yönüyle davacının 3.kişi sıfatıyla davalılara ödediği tazminatı kusurlu muris sürücünün mirasçıları sıfatıyla rücu edemeyeceği gerekçesi doğru ise de araç sürücüsünün eşi davalı ..., aynı zamanda mirasçı sıfatının dışında aracın kayıt maliki olarak zararın tazmini bakımından borçlu konumunda olduğu-
Sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini ispat yükü davacıda olup gerçekleşen rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıda olduğu- Olayın davacının beyanında açıkladığı şekilde, plakası tespit edilemeyen başka bir aracın sebebiyet vermesi sonucu gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durularak, bu hususun irdelendiği, davaya konu kazanın gerçekleşme biçimine dair kusur konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebi- Motosiklet sürücüsü konumunda bulunan desteğin trafik kazası sonucu koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile sabit olup, otopsi tutanağına göre ölüm nedeninin, beden travmasına bağlı kafatası, mandibula, yüz klavukula, kot kırıkları, omur ayrılması ile birlikte büyük damar yırtılması ile gelişen iç kanama, beyin kanaması, beyin doku hasarı olduğu, yani ölüm nedeninin kafa bölgesinden aldığı darbeler sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği-
Davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebi- Desteğin yolcu olması- Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve AAÜT bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği-
Vekalet ücretine ilk karar tarihinde hükmedilen "30.693,83 TL" yerine "6.138,76 TL"ye hükmedilmesine karar verildiği ancak vekalet ücretine yönelik yeni hüküm kurulurken kabul-ret oranına göre yargılama giderleri yönünden davacı aleyhine hüküm kurulduğu, bu durumun hatalı ve bozma sebebi olduğu ancak yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediği-
Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasından dolayı..