Avalistin, bonoyu düzenleyenin imzasına itiraz hakkı bulunmadığı- Takibe konu bono üzerinde şirket kaşesinin bulunduğu, ayrıca avalistin adının yazılı olup iki adet imzanın bulunduğu, avlistin, şirketin yetkilisi olduğu ve her iki imzanın ona ait olduğu anlaşıldığından, imzalardan birinin düzenleyen şirket adına, diğerinin ise aval için atıldığının kabulü gerekeceği, imzanın şirket kaşesi üzerinde olup olmamasının şirketin sorumluluğu ve bononun geçerliliğine etki etmeyeceği-
Dava konusu bonoları keşideci olarak imzalayan kişinin sadece bu sıfatla tek imza ile bonoları düzenlemesi mümkün iken, yetkili temsilcisi olduğu şirkete de bonolar üzerinde avalist olarak yer verip ikinci kez imzalamasının, bonoları kendisi adına keşide ettiğini, yetkilisi olduğu şirketi ise aval veren durumuna koyduğunu gösterdiği, öte yandan bono üzerindeki yazıların keşideciye ait olmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı-
Borçlu itirazında senedin teminat senedi olduğunu bildirerek ödeme iddiasında bulunmuş ve bir adet sözleşme, bir adet hesap çizelgesi ibraz etmiş ise de; sözleşmede ve hesap çizelgesinde bonoya atıf bulunmadığı gibi alacaklının borçlunun teminat senedi olduğuna ilişkin kabul beyanının da bulunmadığı, bu nedenle söz konusu bononun ibraz edilen sözleşme kapsamında düzenlendiğinin kabulüne olanak bulunmadığı-
Sorumluluk doğması için keşidecinin atacağı tek imza yeterli olup, bononun ön yüzündeki ikinci imzanın atılması zorunluluğu olmadığından şirket kaşesi dışına atılan imzanın aval olarak değerlendirileceği-
Takibe dayanak yapılan bonoda tanzim yeri belirtilmediği gibi, senette tanzim edenin isminin altında yer alan "... Mah. ... Cad. No:39/1" ibaresinin idari birim olmadığı, bu nedenle takibe dayanak belgede geçerli bir tanzim yeri bulunmadığından kambiyo senedi vasfında olmadığı-
Kambiyo vasfını taşımayan adi havale hükmündeki belge ile başlatılıp kesinleşen takipte, İİK.nun 71/2. maddesi gereğince takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde işleyecek zamanaşımı süresinin, TTK.nun 726. maddesine göre hesaplanamayacağı, kambiyo senetlerine mahsus yol ile yapılan takip kesinleştiğine göre, olayda uygulanması gereken 818 Sayılı B.K.nun 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından mahkemece zamanaşımı şikayetinin reddi ile borçlunun İİK'nun 78. maddesine dayalı yenileme işlemine yönelik şikayetlerinin incelenmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisini içermediği anlaşılan vekaletnameye dayalı düzenlenen senedin vekil eden şirketi bağlamayacağı-
Keşideciye ait bir imza bulunduğu sürece, senette avalistin imzasının bulunmamasının senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırmayacağı-
Takip konusu senet fotokopisinin arka yüzünde bulunan, senedin “sözleşme gereği düzenlendiği", "kimseye ciro etmemesi şartıyla teminat amaçlı bir senet olduğu şeklindeki ibareler karşısında, senedin "kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi" unsurunu taşımadığı, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği- Bono vasfında olmayan senede dayalı kambiyo senetlerine özgü takip yapılamayacağı ve senet keşidecisi olan borçlu, itiraz dilekçesinde imza itirazı ile birlikte takibin İİK. mad. 170/a gereğince iptalini de istediğine göre, mahkemece re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği, ancak bu maddede tazminat öngörülmediğinden alacaklının %20 tazminat ile sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğu-
"Bono" ile ilgili olarak "resmi belgede sahtecilik" suçunun oluşabilmesi için; sahteciliğe konu edilmiş belgenin, Türk Ticaret Kanununda sayılan unsurlarının tümünü taşıyan bir "bono" olması zorunlu olduğu bu unsurlardan bir veya birkaçının eksik olması durumunda, belge bono vasfını yitireceğinden, artık resmi belgede değil, "hukuki bir değer" taşıması şartıyla, özel belgede sahtecilik suçundan bahsedileceği- Senette (bonoda) mevcut bulunan çıkıntı, silinti, vs. suretle yapılmış değişiklik ayrıca onaylanmamış ise senet "bono" olma vasfını kaybedeceği-