Her iki imzanın da kaşe üzerinde olması halinde şirket temsilcisinin senetten şahsi sorumluluğu bulunmayacağı- Senet bedelinde tahrifat yapıldığı iddiası borca itiraz olup, İİK'nun 169-a/6. maddesine göre borçlunun itirazının esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklının, takip konusu (asıl) alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edileceği-
Tanzim edildiği tarihten önce veya sonraki bir tarihi taşıyan bononun da geçerli olduğu- Alacaklının, bonoyu tedavüle çıkarırken tanzim tarihini doldurabileceği, borçlunun, "bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu" yönündeki iddiasını "yazılı belge" ile kanıtlaması gerektiği- Bononun tanzim tarihinde, senedi düzenleyen kişinin ölü olmasının, bononun niteliğine etkili olmayacağı, alacaklı tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu belge ile ispat edilemediğine göre, kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı-
Takip dayanağı bononun arka yüzünde; ''Teminattır. A.... iş merkezindeki kapı no: 504 nolu taşınmazın üzerindeki ipotek Türkiye Vakıflar Bankasından kaldırılınca bu senet iptal olacaktır” ibaresinin yer aldığı, bu haliyle senedin, kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içermediği, dolayısıyla kambiyo senedi niteliğini haiz olmadığı ve açıklama altındaki isim ve imzanın, keşideci ve lehtara ait olmamasının sonuca etkisinin olmadığı-
3. HD. 01.03.2016 T. E: 507, K: 2937-
Dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği- İİK. mad. 169/a uyarınca, belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesinin mecburi olduğu-
İki imzanın da şirket kaşesi üzerinde olduğu, açıkta imzanın bulunmadığı durumda, şirket yetkilisinin senetlerden dolayı şahsen sorumlu olmayacağı-
Takip dayanağı bononun yasal zorunlu unsurlara haiz kambiyo senedi vasfında olduğu, keşideci borçlu tarafından imzaya itiraz ileri sürülmediğine göre bono üzerindeki yazıların borçlunun eli ürünü olup olmamasının sonuca bir etkisinin bulunmadağı ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunun mevcut hali ile takip dayanağı bono bedeli üzerinde tahrifat olup olmadığı konusunda kesin kanaat içermediği ve raporun bu hali ile hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşıldığından, mahkemece, bono bedelinin tahrif edildiği iddiasına ilişkin olarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Okur yazar olmamanın dayanak bonodaki imzayı geçersiz kılmayacağı gibi borçlunun başka belgelerde parmak izi kullanmış olmasının da dayanak bonodaki imzanın geçersiz olduğuna karine teşkil etmeyeceği-
Mahkemece, takip konusu senet yönünden imza incelemesi yaptırılmaksızın düzenlenme yeri olmadığı hususu re'sen gözetilerek, İİK'nun 170/a-2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken,yazılı gerekçe ile takibin iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı-
Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine başvurmuş olup, takibin dayanağı olan senette düzenlenme yerinin bulunmadığı, dolayısıyla TTK'nun 776/f maddesi uyarınca, senedin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı, bu durumda anılan senede istinaden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı cihetle, adı geçen borçlu hakkındaki takibin İİK.170/a-2. maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerekeceği-
