Şirket temsilcisinin şahsen sorumlu olabilmesi için şirket kaşesi dışında ayrı bir imzasının bulunmasının yeterli olduğu, senetteki her iki imzanın da şirket kaşesi üzerine atılması halinde ise, artık "aval" olgusundan söz edilemeyeceği- Takibe konu bonoda tanzim eden şirket ve kefil olarak muteriz borçlunun adının yazılı olduğu, ön yüzündeki borçluya ait iki imzanın da şirket kaşesi üzerinde olduğu, açıkta imzanın bulunmadığı anlaşıldığından, imzayı atan kişinin, tanzim eden şirketin yetkili temsilcisi olması sebebiyle, imzanın şirket adına atıldığının kabulü gerekeceği ve bu durumda takibe konu senet nedeniyle borçlu gerçek kişinin şahsen sorumlu olmadığı, bu borçlunun itirazının kabulü ile İİK. mad. 169/a-5. uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekeceği-
Takip dayanağı bonoların kredi sözleşmesi kapsamında düzenlenmesi halinde, bu bonoların kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediği sonucuna ulaşılamayacağı (TTK. mad. 776)- Bonoların teminat amaçlı olarak düzenlenmiş olduğunun, "yazılı belge" veya "alacaklının kabul beyanı"yla kanıtlanması gerektiği- Bonoların kredi sözleşmesinin ödeme aracı olarak düzenlendiğinin kabulü ve borcun ödendiği iddiası kanıtlanamadığından takibin iptalini isteminin reddi gerektiği-
Tanzim yeri yazılmamış olan bononun kambiyo senedi niteliğinde senet olmayıp, adi senet olduğu ve bu senede genel zamanaşımı süresi olan on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı-
Tanzim yeri yazılmamış olan bononun kambiyo senedi niteliğinde senet olmayıp, adi senet olduğu, bu senede genel zamanaşımı süresi olan on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı-
Bononun geçerli olması için “düzenlenme yeri”nin yazılı olması gerektiği; düzenlenme yeri gösterilmeyen bir bononun düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı, bu yerin bir “idari birim” adı olarak (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması gerekli ve yeterli olup “adres” gösterilmesinin zorunlu olmadığı-
Bonoda bulunması zorunlu olan “düzenleme tarihi”nin gerçeğe uygun olmasının gerekmediği, düzenlendiği tarihten önce veya sonraki bir tarihi taşıyan bononun geçerli olduğu- Alacaklının bonoyu tedavüle çıkarırken düzenleme tarihini doldurabileceği, “bu tarihin anlaşmaya aykırı doldurulduğu” iddiasının, İİK.nun 169/a-I maddesinde belirtilen nitelikte yazılı bir belge ile kanıtlanması gerekeceği-
Takibe konu bonoda düzenlenme yerinin bulunmadığı, keşidecinn isminin yanında da herhangi bir idari birim adının yazılı olmadığı, bu durumda, mahkemece, belirtilen senet yönünden borçlu hakkındaki takibin, İİK'nun 170/a-2. maddesi uyarınca, re'sen iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Takip dayanağı bonoda idari birim niteliğinde geçerli bir düzenleme yeri bulunmadığından TTK m. 776/1-f maddesi uyarınca kambiyo senedi vasfı bulunmamakla İİK'nun 170/a maddesi uyarınca takibin tümden iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun İİK'nun 168. maddesinde yazılı yasal 5 günlük sürede borca ya da imzaya itiraz etmesi veya zamanaşımı itirazında bulunması durumunda, takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının ve dolayısıyla alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunmadığının tespit edilmesi halinde, diğer itiraz nedenleri incelenmeksizin İİK'nun 170/a maddesi uyarınca re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Keşideci şirket kaşesi üzerinde imza dışında bononun ön yüzüne konulan her imzanın “aval şerhi” sayılacağı, aval için sadece imzanın yeterli olup ayrıca ad ve soyadın da yazılmasının gerekmediği; aval veren kimsenin kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi sorumlu olacağı- Şirket temsilcisinin şahsen sorumlu olabilmesi için şirket kaşesi dışında ayrı bir imzasının bulunmasının yeterli olduğu, her iki imzanın da kaşe üzerinde bulunması halinde, yetkili temsilcinin şahsi sorumluluğundan bahsedilemeyeceği-