İmza incelemesi sonucunda bilirkişilerden alınan iki rapor arasında çelişki bulunması halinde, üçüncü kez inceleme yaptırılması gerekeceği, «üç kişilik olduğundan» bahisle, ikinci rapora itibar edilemeyeceği—
Senetteki imzanın inkar edilmemiş olması halinde, ismin yazılmış olmasının sonuca etkili olmayacağı—
Almanya’da olduğu anlaşılan borçlu hakkında, duruşma davetiyesinin ilanen tebliğ edilemeyeceği—
İcra hakiminin, imza inkarı üzerine doğan uyuşmazlığı tanık dinleyerek, yemin teklif ederek çözümleyemeyeceği—
İnkâr edilen imza konusunda inceleme yapılıp bilirkişiden rapor alındıktan sonra borçlunun «imzanın kendisine ait olduğunu» kabul etmesi halinde dahi borçlu aleyhine «inkâr tazminatı» ve «para cezası»na hükmedilmesi gerekeceği–
Duruşma davetiyesinin borçluya cezaevinde tebliğ edilmiş olması halinde, C. Savcılığına tezkere yazılıp «borçlunun duruşmada hazır bulundurulması»nın istenmesi gerekeceği–
İcra mahkemesindeki «itirazın incelenmesi» duruşması sırasında borçlunun ölmesi halinde, alacaklının takibi icra dairesinde «tereke hakkında» veya «mirasçılar hakkında» devam ettirmesi gerekeceği (ve «itirazın incelenmesi» isteminin -konusu kalmadığından- reddine» karar verilmesi gerekeceği)—
Genel mahkemede açıldığı bildirilen, «senet iptali» (olumsuz tesbit) davasının; «imza itirazının incelenmesi» duruşmasında, bekletici mesele teşkil etmeyeceği–
İcra mahkemesince takdiren -%40'dan (şimdi; %20'den)- fazla icra inkâr tazminatına hükmedilebileceği–
