Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası-
HUMK zamanında açılan davada, dilekçelerin teati aşamasının geçip, tahkikat aşamasına geçilmiş bulunduğu gözetilerek, bu aşamada, sadece HMK.'nun 324. maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği- Kapsamı da belirtilmeden gider avansı istenmesi yerinde olmadığı, mahkemenin davanın reddine dayanak aldığı, davacı vekiline verilen kesin süreye ilişkin ara kararında "alınması gereken avansın ne miktarda ve hangi işlere ilişkin olduğu, hangi iş için ne miktar avans yatırılacağının açıkça belirtilmemesi ve belirtilen sürede ara karar gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının da açıklanmamasının hatalı olduğu- Kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için usulünce ve eksiksiz olması gerektiği-
Taraflar arasındaki tazminat davası-
Dava imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayalı olup imar-ihyanın başladığı değil tamamlandığı tarihten itibaren kazanmayı sağlayan süre işlemeye başlayacağına göre davada imar-ihyanın tamamlandığı tarihin belirlenmesinin önem kazandığı, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları imar-ihyanın tamamlandığı tarih bakımından birbiri ile çelişkili tarihler ifade etmekte olup, taşınmazın 1999 yılında Hazine adına tapuya tescil edildiği de gözetildiğinde en geç 1979 yılında imar-ihyanın tamamlandığının belirlenmesi halinde davacı açısından mülkiyeti kazanma imkanının doğabileceği-
İki taraftan birinin dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta, dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebileceği, kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre, mahkemece diğer tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak davayı ne şekilde sürdüreceğinin sorulması ve sonucuna göre işlem yapılması gerekeceği-
Taraflar arasındaki karşılıklı tapu iptali ve tescil davası-
Mahkemece, davacının, kooperatif üyeliğini devretmesinin davaya etkisi üzerinde durulmadan karar verilmesi yerinde görülmediği gibi, davalı kooperatife ait genel kurul tutanakları ile diğer evrakın ilgili kuruluşlardan getirtilmesi, banka hesaplarının incelenmesi, alacak ve borç mikarının tam olarak tespiti için bilirkişiden denetime elverişli rapor alınması gerektiği-
Önalım hakkına ilişkin payın satış yapan önceki paydaşa dönmesinin davacının ilk satışla doğan önalım hakkını kullanmasına engel olmayacağı-
Satın alınan payın, satan paydaşa iadesinin doğan önalım hakkını ortadan kaldırmayacağı-
Davalıya usulüne uygun olarak duruşma günü tebliğ edilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-