Davalının alacağının hem sırasına hem de esasına itiraz edilmesi halinde, mahkemece öncelikle sıraya ilişkin itirazın incelenmesi, sonucuna göre esasa ilişkin itirazın incelenmesine geçilmesi gerektiği- Kambiyo takiplerinde itiraz süresi 5 gün ise de ödeme süresi 10 gün olduğundan takibin bu 10 gün geçikten sonra kesinleştiği- Davalının alacaklısı olduğu takip kapsamında ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan bu takipte kesinleşme süresinin 10 gün olduğu- Davacının alacaklısı olduğu takipte ise ihtiyati haciz tarihinde konulduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, genel haciz yolu ile yapılan bu takipte kesinleşme süresinin 7 gün olduğu ve davalı haczinden önceki tarihte kesinleştiğinden cetvelde 1. sırada yer alması gerektiği- Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetveline itiraz davalarında, davanın kabulü halinde kıyasen uygulanması gereken İİK. mad. 235/3 uyarınca, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde, davalıya bırakılmasına karar verilmesi, sıranın değiştirilmesine ya da iptaline ya da sıra cetvelinin iptaline karar verilmemesi gerektiği- Sıra cetveline itiraz davaları sonunda verilen hükmün, sadece davanın tarafları bakımından sonuç doğuracağı ve verilen kabul kararı ile durumun tespiti ile yetinilmeyip, eda hükmü kurulması gerektiği-
Sıra cetveline yönelik şikayetlerde, alacaklıların ne miktar için hangi sıralarda yer alması gerektiğinin saptanması, cetvelin hukuka uygun olmayan kısımlarının gösterilmesi, bu çerçevede işlem yapılması için icra müdürüne talimat verilmesi gerektiğinden, iptal nedenlerinin gerekçede belirtilmesi ve hüküm fıkrasında gerekçe tekrar edilmeden sıra cetvelinin iptaline karar vermekle yetinilmesi ve eda hüküm kurulmaması gerektiği- Şikayetçi "yalnızca yapılan sıra cetvelinde garameye dahil edilmeyi" talep etmiş olduğu halde, mahkemece talep aşılmak suretiyle ve temyiz eden şikayet olunan aleyhine, bedelden pay alamayacağı şekilde garameden çıkarılması suretiyle, hüküm kurulmasının hatalı olduğu-
12. HD. 17.12.2018 T. E: 15571, K: 13565-
12. HD. 12.12.2018 T. E: 11041, K: 13392-
İİK. mad. 150/C uyarınca konulan şerhin kaldırılmasının talep edilmesi ve limit ipoteğinin, asıl borçlunun bankadan kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatı olmak üzere üst sınır ipoteği olarak kurulması halinde, borçlu, ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olarak sorumlu olacağından, toplam takip çıkışı üzerinden değil, ipotek limitlerinin üzerinden tahsil harcının hesaplanarak alınması gerektiği-
İcra takibi sırasında davacıdan tahsil edilen cezaevi yapı harcının iadesine ilişkin davanın 'adli yargı yerinde' görülmesi gerektiği- 
İcra takibi sırasında tahsil edilen cezaevi yapı ve tahsil harçlarının, yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesine ilişkin davanın 'adli yargı yerinde' görülmesi gerektiği-
12. HD. 22.10.2018 T. E: 4640, K: 10249-
Dava, sıra cetveline şikayet istemine ilişkin olup, birleşen şikayetçi şirketten temlik alan şirket vekili haciz tarihi itibari ile müvekkiline pay ayrılmadan sıra cetveli düzenlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüş olup, sıra cetvelinde ilk sırada yer alan şirketin haczinin ve birleşen dosya şikayetçisi şirketten temlik alan şirketin haczinin aynı gün kesinleştiği ve paranın bu iki alacaklı arasında paylaştırılması gerektiği gerekçesi ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı- Hüküm fıkrasında sıra cetvelinin iptaline karar vermekle yetinilmesi gerekirken, gerekçede yer alması gereken hususlara hüküm fıkrasında yer verilmesinin, özel olarak İİK'nın 17/1. maddesine ve genel olarak da hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir sözün tekrar edilmemesine ilişkin HMK'nın 297/2. maddesine aykırı olduğu-
İcra dosyası kapsamında bulunan nüfus kaydına göre şikayetçi üçüncü kişi ile borçlunun evli olduğu, borçlu adına kayıtlı İstanbul İli, Şile İlçesi, A.bey Mah, 528 ada 6 parsel, 5 nolu bağımsız bölüm sayılı hacizli taşınmazın alacağa mahsuben ihale edildiği, şikayetçi üçüncü kişinin icra müdürlüğüne başvuru itibariyle henüz ihale bedelinin icra veznesine girmediği, icra müdürünün anılan yasal düzenlemeye göre, hacze imtiyazlı iştirak talebini alacaklıya ve borçluya tebliğ etmediği anlaşıldığından, mahkemece, yasal hasım olan alacaklı şikayete dahil edilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra, borçlunun eşi olan şikayetçi üçüncü kişinin, hacze imtiyazlı olarak iştirak edebileceği gözetilerek İİK’nun 17/1. maddesi gereğince, şikayetin kısmen kabulü ile icra müdürlüğünün işleminin; “İİK’nun 101. maddesi gereğince, üçüncü kişinin hacze imtiyazlı iştirak talebinin alacaklı ve borçluya bildirilmesine” şeklinde düzeltilmesine karar verilmesi gerekeceği-