Kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemi-
Kira sözleşmesinin tarafı olan kiraya verenin mutlaka malik olması gerekmeyeceği-Davacı, taşınmazın intifa hakkı sahibi olduğunu ve kira bedellerinin kendisine ödenmesi gerektiğini ihtar etmediğinden, davacının ancak sözleşme ilişkisinden kaynaklı olarak 1/2 payını ve miras payı kadar bedeli talep edebileceği- Tahliyede, kiralanan paylı mülkiyete konu ise, pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği mülkiyetine tabi ise, tüm ortakların davaya katılmalarının gerektiği-
Belediyenin yetkili organları tarafından kiraya verilme işlemi yapılmadığı ve kira bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle dava kabul edilmiş ise de; kira sözleşmesinin idari yoldan iptal edilinceye kadar geçerli olduğu ve tarafları bağladğı- Taraflar arasında imzalanan prokol uyarınca taşınmazın 3. kişiye kiralanmasının da akde aykırırlık teşkil etmeyeceği ve davalı şirketi fuzuli şagil durumuna düşürmeyeceği-
Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesinde konut ve çatılı işyeri kiralarında temerrüt ihtarında verilecek sürenin 30 gün olarak öngörüldüğü, davaya dayanak icra takip dosyasında, davalı borçluya gönderilen örnek 13 ödeme emrinde 7 günlük itiraz ve 7 günlük ödeme süresinin tanındığının görüldüğü, bu durumda yasal koşulları içermeyen ödeme emri hukuki sonuç doğurmayacağından bu ödeme emrine bağlı olarak tahliye kararı verilemeyeceği-
Kesinleşen icra takibine dayalı temerrüt nedeniyle tahliye istemi-
Temerrüt ihtarnamesi yerine geçen, icra takibinin pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan düzenlendiği ya da kiraya verenlerden her birinin icra takibinde yer almadığı göz önünde bulundurularak tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerektiği- Kiralananın paylı mülkiyet hükümlerine göre tapuda kayıtlı olduğu, alacaklıların mülkiyet haklarına dayanarak kira alacağı talep ettiklerinin anlaşılması karşısında davacı alacaklıların kendi paylarına ilişkin icra takibi başlatmaları ve dava açmalarında usulsüzlük bulunmadığından her bir alacaklının payı dikkate alınarak itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği-
İİK. mad. 269/1  (TBK. mad. 315) uyarınca, otuz günlük ödeme süresinin ödeme emrinde açıkça yazılması zorunlu olup, yasaya uygun olarak düzenlenmeyen ödeme emrinin hukuki sonuç doğurmayacağı-
İİK.nın 269/1. madde göndermesiyle olayda uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesinde yer alan otuz günlük ödeme süresinin ödeme emrinde açıkça yazılması zorunlu olup, yasaya uygun olarak düzenlenmeyen ödeme emri hukuki sonuç doğurmayacağından bu ödeme emrine bağlı olarak tahliye kararı verilemeyip tahliye isteminin reddi gerekeceği-
Temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerektiği; kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmalarının zorunlu olduğu- Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi ve bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerektiği- Kiralanan paylı mülkiyete konu ise, pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği mülkiyetine tabi ise, tüm ortakların davaya katılmalarının gerektiği; dava hakkına ilişkin bu hususların mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerektiği Davaya konu taşınmazda iştirak halinde bulunan mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrildiği ve bu kararın kesinleşmesi ile keşide edilen ihtarnamenin mecburi dava arkadaşlığı bulunan mirasçılardan birinin olamaması sebebi ile hukuki sonuç doğurmayacağı aynı zamanda bu ihtara dayalı olarak tahliye kararı verilemeyeceği-
Kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemi-