İİK.’nun 4. maddesi gereğince takip hangi icra dairesinde başlamış ise, bu takiple ilgili itiraz ve şikayetlerin, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesince çözümleneceği; bu hususun kamu düzenine ilişkin “kesin yetki” niteliğinde olduğu ve icra mahkemesince “doğrudan doğruya” gözetileceği-
Takip konusu borcun birden fazla borçlusu bulunması halinde, alacaklının bunlardan birisinin ikametgâhının bulunduğu yerde -tüm borçlular hakkında- icra takibi yapabileceği, ancak bu hükmün (kuralın), yalnız «borçlulardan birinin ikametgâhındaki (onun için genel yetkili olan) icra dairesinde takip yapılması halinde» geçerli olacağı-
İtirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takip yapılmış olması dava şartlarından olduğundan, hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi halinde, İİK. nun 50. maddesi uyarınca; öncelikle icra dairesinin yetkisinin incelenmesi gerekeceği-
Yetki itirazının kabulü hâlinde mahkemece HUMK'un 27 nci maddesine göre, dosyanın yetkisizlik kararı ile gönderilmesine karar verilemeyeceği ve aynı Kanunun 193 üncü maddesindeki usul uygulanamayacağından mahkemece, ihtiyati haczin kaldırılması ile yetinilmesi gerekeceği-
Yok hükmünde bulunan yetkisiz icra dairesinin işlemlerinin iptaline karar verilmesi gerektiği- 
İcra müdürlüğünce borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için bunların bulunduğu yerdeki icra dairesine “genel nitelikte” olmayıp, belli bir malın haczi için talimat gönderilir ya da icra müdürlüğünce doğrudan doğruya borçlunun adına kayıtlı olan taşınmazın haczi için tapu sicil müdürlüğüne ya da adına kayıtlı olan araçların haczi için trafik müdürlüğüne haciz yazısı gönderilirse, bu durumda haczin “nokta haczi biçiminde” yapılmış olacağı ve haczedilmezlik şikayeti için haciz yazısını gönderen –asıl takibin yapıldığı yerdeki icra dairesinin bağlı bulunduğu- icra mahkemesine başvurulması gerekeceği-