Mahkemece, ilamda "yenisi ile değiştirilmesine" karar verilen ayıplı makina ile aynı marka ve model yeni bir makinanın teknik donanımlarını gösteren bilgi, belge ve varsa donanımı gösteren makinalara ait kitapçıkların taraflardan temin edilerek, farkların somut olarak tespiti, üstün ve eksik özelliklerin ve parasal karşılıklarının belirlenmesi; yeni makinada bulunup da ayıplı makinada bulunmayan aksamın değeri düşülmek suretiyle ayıplı makinanın haciz tarihindeki (icra dosyasındaki değer belirleme tarihindeki) değerinin ne olacağı hususunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, makinanın satış tarihindeki değerinin TL karşılığının Yİ-ÜFE’ artışı hesaplanarak tespit edilen, muadil makine nazara alınmadan şikayete konu taşınırın değerini belirleyen kriterlere ve dolayısıyla, hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek sonuca gidilmesinin hatalı olduğu-
Takibe dayanak ilama konu aracın usulünce karşı tarafa teslim edilmediği, karşılıklı edim içeren ilamda teslim gerçekleşmeden ödeme yapılması talebinde bulunulamayacağı-
Mahkemece, ilamda yenisi ile değiştirilmesine karar verilen ayıplı makine ile aynı marka ve model yeni bir makinanın teknik donanımlarını gösteren bilgi, belge ve varsa donanımı gösteren makinalara ait kitapçıkların taraflardan temin edilerek, farkların somut olarak tespiti, üstün ve eksik özelliklerin ve parasal karşılıklarının belirlenmesi; yeni makinede bulunup da ayıplı makinada bulunmayan aksamın değeri düşülmek suretiyle ayıplı makinanın haciz tarihindeki (icra dosyasındaki değer belirleme tarihindeki) değerinin ne olacağı hususunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, makinenin satış tarihindeki değerinin TL karşılığının Yİ-ÜFE’ artışı hesaplanarak tespit edilen, muadil makine nazara alınmadan şikayete konu taşınırın değerini belirleyen İİK.m. 24'de belirtilen kriterlere ve dolayısıyla hüküm kurmaya elverişli olmayan 08.12.2024 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu-
El atmanın önlenmesine dair ilamın infazı yönünden somut uyuşmazlığa uygulanması gereken İİK'nın 26. maddesi olup, anılan maddenin 1. fıkrasının göndermesi ile İİK'nın 24. maddesi gereğince, borçluya icra müdürlüğünce, örnek 2 numaralı icra emri gönderilmesi gerekeceği- İcra takibine dayanak ilam, takip talebi ve icra emri birlikte değerlendirildiğinde; ilam konusu tahliyenin sağlanması için borçluya gönderilen örnek 2 numaralı icra emri bulunmadığı ve bu hususun mahkemece re'sen değerlendirilmesi gerektiği nazara alınarak, alacaklının tahliye istemine ilişkin şikayetinin bu gerekçe ile reddi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporuna göre aracın değeri belirlenerek hüküm kurulmuş, Bölge Adliye mahkemesince verilen kararın; icraya konu "Davanın KABULÜ ile, ............... model ........... motor no ............. şase nolu aracın davalı tarafından aynı özelliklere sahip ayıpsız misli ile değiştirilerek davacıya verilmesine, Dava konusu otomobilin ayıpsız misli ile değiştirilmesinin mümkün bulunmaması halinde (fatura ve dava değeri olan 123.971,50 TL' den az olmamak üzere) İ.İ.K.'nun 24. md. gereğince işlem yapılarak infaz aşamasında icra müdürlüğünce malın fatura değerinden aşağı olmamak üzere, aracın rayiç değerinin Ticaret Odasından ve Borsa'dan sorularak yapılacak değer tespiti sonucunda bedelin davacı tüketiciye ÖDENMESİNE" şeklinde olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.1997 tarihli ve 1997/12-517 Esas-1997/776 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; ilamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olması sebebiyle aynen infazın gerektiği gerekçesiyle, ilamda aracın değerinin ne şekilde belirleneceğinin açıkça hüküm altına alındığı, icra müdürlüğünce de dayanak ilam gereğince ilgili ticaret odasına müzekkere yazılarak aracın değerinin belirlendiği, bu durumda icra müdürlüğünce dayanak ilam doğrultusunda işlem yapılmış olup, mahkemece ilama aykırı olacak şekilde yeniden tespit yapılması usul ve yasaya aykırı olduğundan şikayetin reddine karar verildiğinin anlaşıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirme hatalı olup, icraya konu ilamda İİK'nın 24. maddenin açıklandığı, prosedürün ise kanunda açıkça belirtildiği, bu nedenle ilamın yanlış değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
12. HD. 25.11.2025 T. E: 6493, K: 7613
Karşılıklı edimler içeren ilam gereği, aracı iade yükümlüsü olan ve lehine aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine hükmedilen davacı edimin yerine getirildiğine dair İİK. m. 33 anlamında bir belge sunulmadığı gibi, ilama konu aracın iadesi yönünde icra müdürlüğüne yapılmış bir başvuru da bulunmadığından, ilamda kendisine yüklenen edimi yerine getirmeden takibe devam edemeyeceği- Aracı ayıpsız misli ile değiştirilmekle yükümlü olan ve lehine aracın iadesine hükmedilen davalı tarafından talepte bulunarak ayıplı aracın tesliminim sağlayabileceği- Takibe dayanak ilam, davacının açtığı dava sonucunda davacı lehine karar verilerek oluşturulmuş olup şirketin bu ilama dayalı olarak ilamlı icra takibinde bulunma hakkı olmadığı, şikayetin kabulü ile "takibin iptaline" karar verilmesi gerektiği- "Takip dosyasında borçlu şirket tarafından başvuruda bulunularak ayıplı aracın takyidattan âri teslimi talep edilmiş ise de müdürlük tarafından 'ayrı takip konusu yapılmasına' dair karar verildiği gibi, davacı tarafından da ilama konu aracın iadesinin gerçekleştirilmediği görülmekle, takip konusu ilam karşılıklı edimler içerdiğinden ve her iki tarafa ayrı ayrı yükümlülük yüklediğinden (eş zamanlı ve koşullu ifa yükümlülüğü bulunmadığından), davalı şirket tarafından ilama konu ayıplı aracın iadesi için ayrı takip başlatılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, her iki takip dosyasında taraflar farklı araçların verilmesini talep ettiklerinden, dayanak ilamda her iki taraf için belirlenen edimlerle ilgili ayrı paragraflarda hüküm oluşturulduğundan (eş zamanlı ve koşullu ifa yükümlülüğü yüklenmediğinden) mükerrer takipten de söz edilemeyeceği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
Taraflara tebliğ edilen ve kesinleşen ilk kıymet takdirinin düşük olduğu gerekçesiyle icra müdürlüğünden yeni bir bedel tespitinin alacaklı vekili tarafından istendiği, akabinde Pazar Ticaret ve Sanayi Odasından gelen 07.09.2023 tarihli cevabi yazı ile bu kez araç değerinin 1.200.000,00 TL olarak belirlendiği fakat yukarıda da izah edildiği ve ilgili Müdürlükçe de 01.04.2024 tarihli karar ile kabul edildiği üzere, 22.09.2022 tarihli ilk kıymet takdiri raporunun geçerlik süresinin devam ettiği, hatalı işlem gereği müdürlükçe yeni bir kıymet takdiri yapıldığı dolayısıyla son kıymet takdir raporunun geçerli olmayacağı-
Satışa hazırlık işlemlerinin iptali talebine ilişkin davaların konu itibariyle kesin nitelikte olduğu-
Takip dayanağı ilamın bozulması sonrası icra müdürlüğünce aracın değerinin ticaret odasından sorulması üzerine aracın Aralık 2022 değerinin 1.000.000,00 TL olabileceğinin belirlendiği- Mahkemece hükme esas alınan raporda ise yanılgılı şekilde, ayıplı aracın teslim yükümlüsü olan şikayetçi borçlu vekilinin icra emrinin tebliği üzerine takip konusu aracın ayıpsız mislinin elinde olmadığını icra dosyasına bildirdiği 27.07.2020 tarihindeki “0” km araç esas alınarak ve iki araç arasındaki farklar bu tarih esas alınmak suretiyle tespit edilip, mahsup ve eklemeler yapılarak aracın Temmuz 2020 tarihindeki rayiç bedelinin esas alınmasının isabetli olmadığı-