Tutanağın incelenmesinde kefil olunan miktarın yazılı olmadığının anlaşıldığından, icra kefilliği geçersiz olup, icra kefiline icra emrinin çıkartılamayacağı- İcra kefaletinin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve kefaletin geçerli olup olmadığı konusunda -bu konu hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olduğundan- bilirkişi mütalaası alınarak hüküm tesisinin de yerinde olmadığı-
Asıl davada erken tahliye ve hor kullanma nedeniyle tazminat istemi, karşı davada ise kiralananın ayıbı nedeni ile taşınmadan kaynaklanan zararın tazmini istemi-
Sözleşme süresinin bittiği tarihte kefil borçtan kurtulacağı, bu tarihten sonra açılan icra takibinde, hak düşürücü süre gösetilerek mahkemece davalı kefil hakkındaki kira alacağı yönünden itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerektiği- Kefil hakkında tahliye davası açılamayacağı-
Kefilin sorumlu olduğu miktar açıkça gösterilmemiş olsa dahi kefalet sözleşmesi içeriğinden kefilin sorumlu olduğu miktarın anlaşılması mümkün ise bu hususun mahkemece resen gözetilerek kefaletin geçerli olduğu - Kefilin basit bir hesapla sorumlu olacağı miktarı, tespit etmesi mümkünse kefilin sorumlu olacağı muayyen miktarın gösterildiğinin kabulünün gerektiği- Kefil mahdut bir zaman için kefil olmuşsa asıl borçlunun o zaman dilimi içindeki ödemediği borcundan sorumlu olduğu-
Davacı bankanın davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı 11.04.2008 tarihli genel ticari kredi sözleşmesinden doğan alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemi-