İnternet yoluyla kişilik haklarına yapılan saldırının önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ve yayın istemlerine-
Davacının maluliyet durumunun doktor raporu ile belirlenmesinin gerekmesi karşısında aşamalardaki süreç dikkate alındığında, davacının yurt dışına taşınması nedeniyle mahkemece verilen süre ve kesin süre içinde adli tıp kurumuna sevkinin sağlanamaması karşısında davacının maluliyet oranına ilişkin bir belirleme yapılamaması halinde davacının maddi zararının kapsamının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi gereğince hakim tarafından takdir edilerek hüküm altına alınmasının mümkün olduğu, mahkemece belirtilen husus gözetilmeden davacı hakkında Ankara Numune Hastanesi'nin özürlü sağlık kurulu raporundaki özür oranının maluliyet oranı olarak kabulüyle maddi tazminat hesabının buna göre yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
3. HD. 08.10.2018 T. E: 4905, K: 9680-
8. HD. 02.10.2018 T. E: 2016/3058, K: 16631-
İlk hükmü temyiz etmiş ancak sair temyiz itirazları reddedilmiş davalı lehine bozma konusu yapılan hususa ilişkin olarak mahkemece bozmaya uyulmuş olduğundan, davalının direnme kararını temyizde hukuki yararının bulunmadığı- Fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak ve dava konusu alacaklar ayrıştırılmak sureti ile fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacakları yönünden belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilen, bilirkişi raporundan sonra talep artırım dilekçesi verilerek alacak miktarlarının arttırıldığı, ayrıca faiz talebinde bulunulmadığı davada, arttırılan miktarlar dâhil alacağın tümü bakımından faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olduğu- Taleplerin arttırıldığı dilekçede faiz talep edilmediğinden yalnızca dava dilekçesi ile talep edilen alacak miktarlarına temerrüt tarihinden faiz işletilip, arttırılan miktarlara faiz işletilmemesinin hatalı olacağı-
Trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemi-
İnşaat All Risk sigortası kapsamında teminat altına alınan hırsızlık rizikosuna dayalı olarak sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemi-
Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davalı-davacı yararına hükmolunan manevi tazminat az olup (TMK m. 4) hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerektiği-
Boşanmaya neden olan olaylarda, "bağımsız konut temin etmediği, ailesinin müdahalesine ve eşine hakaretlerine sessiz kaldığı, eşini istemediğini söylediği, eşini aşağıladığı" anlaşılan erkeğin, "mahrem konuları etrafta konuştuğu ve eşini aşağıladığı" anlaşılan kadından daha fazla kusurlu olduğu- Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak kadın lehine daha uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği- Varlığı ve erkekte kaldığı ispat edilen 5 adet bileziğin erkeğin ve erkeğin annesi tanığın beyanından da anlaşıldığı üzere her biri 15'er gram olduğu halde mahkemece 5 adet bileziğin 10'ar gr olarak kabul edilmesinin hatalı olduğu, yine aynı tanığın beyanında 3 adet kolyenin kendilerinde olduğu belirtilmesine rağmen mahkemece sadece 1 adet kolyeye yönelik talebin kabul edilmesinin hatalı olduğu-
Kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakasını hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun (düşük) miktarda hükmedilmesi gerektiği- Kadın yararına hükmolunan maddi tazminatın daha uygun miktarda takdiri gerektiği-