Haksız rekabetin tesbiti ve men'i, maddi ve manevi tazminatın tahsili, hükmün ilanı istemlerine-
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, ortak çocuğun ihtiyaçları dikkate alındığında davacı kadın adına taktir edilen yoksulluk ve iştirak nafakası az görüldüğünden; hakkaniyet ilkesi de gözetilerek daha uygun yoksulluk ve iştirak nafakası taktir edilmesi gerektiği- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat az görüldüğünden; daha uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği- Yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınacağından, yargılama giderlerinin, davada lehine hüküm kurulan davacı kadından alınmasını doğru olmadığı-
Davacı kadının Kur'an Kursunda temizlik işleri yaptığı, aylık ücretinin 1.300 TL olduğu, davalı erkeğe ait bordrodan İl Sağlık Müdürlüğünde memur olarak çalıştığı ve aylık gelirinin 3.116 TL olduğu anlaşılmış olup, kadın lehine takdir olunan aylık 400 TL yoksulluk nafakasının -davalının aylık geliri de dikkate alındığında- çok olduğu kanaatine varılabilir mi?
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat az olduğundan, daha uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerektiği- Asgari ücret seviyesindeki gelir, kişiyi yoksulluktan kurtarmayacağından, kadın lehine yoksulluk nafakasına takdir edilmesi gerektiği- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ...2004 doğumlu çocuğun ihtiyaçlarına nazaran daha uygun miktarda iştirak nafakasına hükmedilmesi gerektiği-
Boşanma kararıyla birlikte hüküm altına alınan tazminatlara, talep edilmiş olması koşuluyla boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren yasal faize hükmedilir olduğundan, bu husus nazara alınmadan hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminata dava tarihinden geçerli olacak şekilde faiz yürütülmesine karar verilmesinin doğru olmadığı- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat az görüldüğünden, hakkaniyet ilkesi gereği uygun miktarda maddi ve manevi tazminata karar verilmesi gerektiği- Yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınacağından, davacı-davalı kadının davasının kabulüne karar verildiği halde davacı davalı erkeğin lehine vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Tescilsiz tasarıma dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemi-
SGK mad. 36 uyarınca davacı kurumun harçtan muaf olduğu gözetilmeden, davalılar tarafından yatırılan temyiz harçlarının yargılama giderlerine dahil edilerek, davacı kurumdan tahsiline karar verilemeyeceği- Davaya konu cihazın davacı idare tarafından uzun bir süre sorunsuz şekilde kullanılmış olması, davalıların bu ihale nedeniyle kişisel bir yarar sağlamamış olmaları birlikte değerlendirildiğinde, yapılmış olan indirim miktarın az olduğu-
Tazminat davası bozma kararına uyularak-
Alacak davası bozma kararına uyalarak-
Davacı işçinin (somut olayda) bir kısım işçilik alacağının miktar ve değerini belirleyebilmesi için, elinde bulunması gerekli bilgi ve belgelere sahip olmaması, bu belgelere dava açma hazırlığı döneminde ulaşmasının da mümkün olmaması ve alacağının miktarının belirlenmesinin karşı tarafın elinde bulunan bilgi ve belgelerin sunulmasıyla mümkün hâle geleceği bir durumla karşı karşıya olmadığından ve davacının hizmet süresi konusunda da taraflar arasında ihtilaf bulunmadığından, davacının iddia ettiği ücrete ve hizmet süresine göre kendisine ödenmesi gereken kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarını, kıdemine göre hak kazandığı ve varsa kullandığı yıllık izin süresine göre yıllık izin ücreti alacağını belirleyebilecek durumda olduğu ve bu durumda belirsiz alacak davası olarak açtığı davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği- "Hukuki yararın tamamlanabilir bir dava şartı olduğu ve hukuki nitelendirmenin mahkemeye ait olduğu" gerekçesiyle "direnme kararının onanması gerektiğine" dair görüşlerin HGK çoğunluğunca kabul edilmediği-