TMK'nun 598/2. maddesinde belirtilen bir aylık süre içerisinde vasiyetnameye bir itiraz bildirilmediği; vasiyetnamenin değerlendirilmesinde mirasbırakanın terekesindeki tüm mal varlığı ve haklarını aynı zamanda yasal mirasçısı olan eşi davacıya bıraktığı, böylece “mirasbırakanın vasiyetnamesindeki iradesinin mirasçı atamaya yönelik olduğu” anlaşılmakta olup, davacıya TMK'nun 582/2. maddesi uyarınca atanmış mirasçı olduğunu gösterir belge verilmesi gerekeceği-
Mirasçılık belgesinin iptali isteğine ilişkin davada yasal mirasçılığı ortadan kaldıran bir neden olmaması halinde, atanmış mirasçının, miras bırakanın yasal mirasçıları ile olan soy bağını ortadan kaldıracak biçimde mirasçılık belgesinin iptalini isteyemeyeceği-
Davacının mirasbırakanın mirasçısı olduğu ve mirasçılık belgesini istemekte hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla, miras bırakanın tüm mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi verilmesi gerekeceği-
Mirasçılık belgesinin iptali ve yeniden mirasçılık belgesi verilmesi davasında, tebliğ edilen ilamın tefhim olunan kısa karara uygun bulunması gerekeceği-
Veraset belgesinin iptalinin veya değiştirilmesine ilişkin davaların Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bakılmayacağı, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu-
Mirasçılık belgesinin iptali ve yeniden mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin hasımlı davalara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'nde olduğu-
Mirası reddeden mirasçıların sağ değilmiş gibi kabul edilerek kanuni mirasçılarının davaya katılmalarının sağlanması gerektiği- Aynı şahsa ait iki mirasçılık belgesi incelendiğinde, pay oranlarının çelişkili olarak belirlendiği durumda; mahkemece bu mirasçılık belgeleri hakkında görülecek iptal davasından sonra yeniden alınacak ve kesinleşecek mirasçılık belgelerine göre taraf teşkili sağlanması ve daha sonra davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği-
Mirasçılık belgesinin verilmesi davalarında kesin yetki kuralı olmadığı, bu belgelerin mirasbırakanın yerleşim yeri ya da nüfusa kayıtlı olduğu yer gözetilmeksizin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki Adli Yargı Teşkilatı bulunan tüm adliyelerden her zaman alınabileceği ve aksinin her zaman ispat edilebileceği-
Veraset belgesinin iptaline ilişkin davada, HMK'nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açıldığından HMK'nun 382/2-c kısmının 6. bendi uyarınca görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu-
Veraset belgesinin değiştirilmesi veya daha önce verilen veraset belgesinin iptali davalarının Sulh Hukuk Mahkemesi'nde bakılamayacağı ve bu mahkemelerin görevli olamayacağı; görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu-
