Davaya konu edilen yazıda kullanılan ifadelerin toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, haberlere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, söz konusu yazıların eleştirel özellik taşıdığı, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte, ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamaya gerek olmadığının anlaşılması durumunda, davacının kişilik haklarına bir saldırı bulunmadığı sonucuna varılarak istemin tümden reddine karar verilmesi gerektiği-
Basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat isteminde hukuki sorumluluğu bulunan davalılar-
Basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat davasında, davalı A.Ş'nin olağanüstü hal kapsamında yayınlanan KHK’de yer aldığı ve kapatıldığı anlaşıldığından, adı geçen davalı yönünden, dava hakkında 675 sayılı KHK’nın 16. maddesi kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için kararın bozulması gerektiği-
Davalının davacıyı kısa zaman aralıklarıyla birden fazla kez şikayet etmesi, davacı hakkında savcılığa verdiği şikayet dilekçesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğüne verdiği şikayet dilekçeleri nedeniyle de yasal şikayet hakkı sınırlarının aşıldığı halde, bu yazı ve beyanlarla ilgili olarak ayrıca uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğu- Şikayet hakkı davalı tarafından kötüye kullanıldığından, davacının kişilik hakları ile davalının şikayet hakkı arasındaki çatışan yararlar dengesi, davacı aleyhine bozulmuş olduğundan, davacı yararına uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
İftiraya dayalı maddi ve manevi tazminat istemi-
Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemi-
Haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemi-
Haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemi-
Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemi-
Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemi-
