7. HD. 25.11.2024 T. E: 3881, K: 5219
Çekişmeli taşınmaz hakkında dava tarihinden sonra kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılırsa davaya bakma görevinin kadastro mahkemelerine ait olacağı- Taşınmazın dava tarihinden önce veya sonra Hazine adına idari yoldan tapuya kaydedildiği saptandığı takdirde “çoğun içinde az da vardır” ilkesi gereğince davacının tescil talebinin “tapu iptali ve tescil” talebini de kapsadığı-
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir...
Taraflar arasındaki 4721 sayılı TMK’nın 713/2 nci maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat davasından dolayı..
7. HD. 25.11.2024 T. E: 503, K: 5212
Tutanak düzenlenmiş taşınmazlar hakkında görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olduğu-
TMK'nın 713/2 nci maddesinde belirtilen ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemi-
Kadastro Mahkemesince orman sınırları dışında bırakılan taşınmaz bölümleri olur ise, bu bölümler yönünden, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yaptırılması gerekeceği-
Dava tarihinden sonra kadastro tutanağı düzenlendiğinin anlaşılması halinde, davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olacağı-
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, öncelikle yörede dava tarihinden sonra 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılıp 12.09.2018 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunun eldeki dava sebebiyle davalı hale geldiği ve kesinleşmediği gözetilmemiş, davacının babası ve dedesi ile onların taşınmazı satın aldığı kişiler ile ....Mahkemesinin 38-1976/14 sayılı kararının başlığında adı geçen kişiler arasında akdi ve ırsi irtibat olup olmadığı usulünce araştırılmamış, ilk keşifte davacı tarafından gösterilen taşınmaz bölümü ile bozma sonrası yapılan keşifte davacı tarafından gösterilen taşınmaz bölümünün aynı yer olup olmadığı ve yüzölçümlerinin aynı olup olmadığı hususuna dikkat edilmemiş olup bu suretle eksik araştırma ve inceleme sonucu infaza elverişsiz ve hatalı hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-
