Davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin dava konusu yabancı paranın dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanmasının yerinde olduğu-
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinde iş bedelinin dolar cinsinden kararlaştırıldığı, davacı iş sahibi tarafından mevcut dekontlara göre toplam 26.000 USD karşılığı 28/09/2007 tarihinde 10.000 USD, 09/05/2008 tarihinde de 16.000 USD karşılığı 20.250,54 TL ödeme yapıldığı - Davacının sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin iadesi talebinin bulunduğu- Davacının dava dilekçesinde 26.000 USD’nin talep sonucunda belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte aynen ya da fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsili talebinde bulunduğu, bu nedenle temerrüt tarihi de göz önüne alınarak mahkemece dolar cinsinden tahsil ve buna göre işleyecek faize karar verilmesi gerektiği -
Alacaklının takip talebinde 10.009.362,04 USD asıl alacak, 62.558,51 USD takip öncesi faiz ve 800.748,96 USD %8 KDV olmak üzere toplam 10.872.669,51 USD alacağın faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiğinin, ayrıca harca esas değerin Türk Lirası olarak gösterildiğinin, ödeme emrinde alacağın takip talebinde belirtildiği şekilde yine USD olarak talep edildiğinin, ''fiili ödeme tarihi'' ibaresinin ödeme emrine yazıldığının, dolayısıyla alacaklının takip talebinde USD asıl alacağın aynen tahsilini istediğinin anlaşıldığı, alacaklının icra müdürlüğünce harcın hesaplanabilmesi için harca esas değer olarak 213.130.049,09 TL'nin gösterilmiş olmasının alacağın Türk Lirası olarak talep edildiği sonucunu doğurmayacağı, alacaklı takip talebinde yabancı paranın aynen tahsilini talep ettiği takip talebinde İİK'nın 58/3. maddesinde öngörülen yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi hususunun yer almadığı, bu eksikliğin kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen dikkate alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir...
Mahkemece; takip talebinde USD alacağının takip tarihindeki Türk Lirası karşılığının gösterilmesinin harca esas değer niteliğinde olduğu, ilamda yer alan alacak hakkından vazgeçildiği anlamına gelmeyeceği dikkate alınarak borçlu tarafından ileri sürülen şikayet konularının gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle değerlendirilmesi gerekeceği-
Uyuşmazlık, davacı tarafından talep bedelin TL cinsin den mi yoksa döviz cinsinden mi hükmedilmesi gerektiği hususuna ilişkindir...
29.12.2013 ödeme tarihli 377.600 USD bedelli faturaların üzerindeki “İşbu fatura USD karşılığı kesilmiş olup vade tarihinde …..USD olarak tahsil edilecektir.” ibaresine göre oluşan 29.868,16 TL tutarındaki kur farkından davacının sorumlu olduğu, davalıya 20.06.2014 tarihinde havale edilen 111.514,92 TL’den kur farkı olarak 29.868,16 TL mahsup/kesinti yapılması gerekirken 4.039,76 TL fazlasıyla 33.907,92 TL kesinti yapıldığı, davacının işbu 4.039,76 TL’yi 25.06.2014 takip tarihinden itibaren talebe uygun olarak %9 yasal faizi ile birlikte talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın 4.039,76 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin 4.039,76 TL asıl alacak üzerinden yıllık %9 yasal faiz uygulanmak sureti ile devamına, kabul edilen miktar üzerinden %20 olarak hesaplanan 807,95 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki Yat Sigorta Poliçesi kapsamında fırtına nedeniyle hasarlanan teknenin uğramış olduğu zararın tahsili istemine ilişkindir...
Davalı/karşı davacı kiraya veren; karşı davada, kira alacağının, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle makul süre kira tazminatı, kira bedellerinin stopajı ve gecikme faizi talep etmiş olup 24.03.2015 tarihli dilekçesinde alacak kalemlerini Türk Lirası olarak talep ettiğini açıkça beyan ettiği- Islah dilekçesi ile makul süre kira tazminatı, stopaj bedeli ve işlemiş faiz alacağına ilişkin talebini arttırdığını ve alacağı USD olarak istediği; taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kira bedeli USD olarak belirlenmiş ise de kiraya verenin seçimlik hakkını Türk Lirası olarak kullandığı, seçimlik hakkını Türk Lirası olarak kullandıktan sonra bu seçiminden vazgeçerek yabancı para veya kur farkı adı altında bir talepte bulunamayacağı-Islah ile daha öncesindeki seçimlik hakkın kullanımından dönülemeyeceği gözetilerek karşı davadaki kiraya verenin talepleri yönünden Türk Lirası olarak hüküm kurulması gerekirken yabancı para cinsi üzerinden hüküm kurulmasının isabetli olmadığı- İlk Derece Mahkemesince; kiracı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verildiği, hükmedilen alacağın ana para ve işlemiş faiz toplamı olduğu ve bu nedenle, sadece asıl alacağa faiz işletilmesi gerekirken faize faiz yürütülmesi sonucunu doğuracak şekilde asıl alacak ile işlemiş faiz toplamına faiz yürütülmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğu-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, brüt kira bedeli üzerinden kira alacağı hesaplanmış ise de, davacı/karşı davalı kiracının vergi dairesine yatırılacak vergiler düşülerek net kira bedeli ödemekle yükümlü olduğu, dolayısıyla, kira bedelinin net olarak ödenmesi gerektiği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde brüt kira bedeli üzerinden hesaplanan kira alacağına hükmedilmesinin doğru görülmediği- Davalı/karşı davacı kiraya verenin, karşı davada ıslah dilekçesi ile makul süre kira tazminatı, stopaj bedeli ve işlemiş faiz alacakları yönünden talebini arttırdığı, ıslah talebine karşı davacı/karşı davalı vekilinin, ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacı/ karşı davalı vekilinin zamanaşımı itirazı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu-
Mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki işlerin bedeli Euro olarak belirtilmiş ise de, davacı tarafça TBK'nın 99.maddesi gereğince seçimlik hakkını TL olarak kullanıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen akdi faizin döviz cinsinden ödenecek alacaklara ilişkin olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-
