Örnek 4-5 ilamlı takipte alacaklı tarafından, 1.118.750,00 TL asıl alacak, 42.118,10 TL ilam vekalet ücreti, 8.562,21 TL yargılama gideri ve harç, 109,00 TL yargılama gideri ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.263.689,40 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, her ne kadar dayanak ilamda yabancı para (EURO) üzerinden hüküm verilmiş ise de alacaklının takipte tercihini "Türk Lirası"ndan yana kullandığı ve açıkça "TL" üzerinden takip başlatıldığından bu takip talebine uygun 03.03.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre şikayetin kabulüne dair yerel mahkeme kararının yerinde olduğu, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken takip talebinde alacaklının seçimlik hakkını alacağın fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden tahsilini istediği şeklinde kullandığı gerekçesiyle yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ gereğince istisna getirilen hallerden olmayan kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan "diğer ödeme yükümlülüklerinin" döviz cinsinden kararlaştırılması yasaklandığından bu yasağa uyulmayıp döviz cinsinden belirleme yapıldığında veya yasak dönemi ve öncesi döviz cinsinden olan tutarın Hazine ve Maliye Bakanlığının tebliğlerine göre "TL" cinsine çevrilip bu tutarın güncellenen tutar karşılığının ödenmesi gerektiği- Alınan bilirkişi raporuna göre davalı tarafın davacıya bu kapsamda bir borcunun olmadığından davanın reddi gerektiği-
Şikayet olunan alacaklıların takip taleplerinde yabancı para alacağının TL karşılığını belirleyerek talepte bulundukları, bu duruma göre seçimlik haklarını takip tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullandıkları, sıra cetvelinde şikayet olunan alacaklıların takip dosyasında yapılan hesabın hatalı olduğu-
Davacının alacağına dair seçim hakkını dava dilekçesinde TL yönünden kullandığı ve iradesini bu yönde beyan ettiği anlaşıldığından yenilik doğuran hak niteliğinde olan bu seçimini ıslah suretiyle USD olarak değiştiremeyeceği-
Davacının dava dışı Şirketteki çalışmalarının dava konusu alacaklar bakımından dikkate alınıp alınmayacağı, dava konusu alacakların hangi para birimine göre hüküm altına alınacağı ve alacakların ödenip ödenmediği ile yıllık ücretli izin alacağının ispatı ve hesaplanması-
Davalının sigorta sözleşmesi çerçevesinde sorumlu olduğu gerçek zararın tespitinde inceleme yapılması zorunlu olup bu husus resen araştırılması gereken bir konu olduğundan davalının eksik bilgi ve belgeler üzerinden verilmiş bilirkişi raporuna itiraz etmemesi karşı taraf lehine usulî kazanılmış hak doğurmayacağı-
Davacının ücret miktarı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı ve alacakların hesaplanması-
Davacının ücret miktarı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı ve alacakların hesaplanması-
Davacının ücret miktarı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı ve alacakların hesaplanması-
İleride arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasına dair ön sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılmadığından geçersiz olduğu ve bu nedenle yüklenicinin ödediği kaporonun iadesini isteyebileceği- Ön sözleşmeye dayalı olarak kira bedeline ilişkin talebin reddi gerektiği- Birleşen dava ilk olarak ...TL üzerinden harcı yatırılarak itirazın iptali davası olarak açılmış, yargılama sırasında ıslah ile 100.000 TL maddi tazminat istemine dönüştürmüş olup bu tutar üzerinden harç yatırıldığından birleşen dava değerinin 100.000,00 TL olduğu gözardı edilerek, icra takibindeki ... USD üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu- Alacaklının, TBK m. 99 uyarınca yabancı para alacağına ilişkin seçimlik hakkını kullandıktan sonra ıslahla bu tercihinden dönemeyeceği- İtirazın iptali davası ıslah ile alacak davasına dönüştürüldükten sonra davalının icra takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gözetilerek, asıl davadaki alacağa bu tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu-
