İtirazın iptali istemine ilişkin davada; mahkemece, kiralananın aynı bedel ve şartlarla ne kadar sürede kiraya verilebileceği mahallinde bilirkişi aracılığı ile keşfen tespit ettirilip, tespit edilen bu sürenin (makul süre) tahliye tarihine eklenmesi ile ulaşılacak tarihe kadar kiracının makul süre kira parasından da sorumlu tutularak karar verilmesi gerekeceği-
Kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada; takibe ve dosyaya dayanak yapılan 01.04.2007 başlangıç tarihli sözleşme 1 yıl süreli olup davalı N.T.'nin bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı; dairemizin benimsediği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.05.2006 tarih ve 2006/6-346 E, 2006/300 Karar sayılı ilamından anlaşıldığı üzere kira süresinin, TBK 347. maddesi gereğince uzadığı hallerde, uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için; kefilin sorumluluğunun uzayan dönem için devam edeceğinin sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması yanında kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının sözleşmede açıkça gösterilmiş olması gerektiği-
TBK 347. maddesine dayalı on yıllık uzama süresinin dolması nedeniyle tahliye istemine ilişkin davada; dava konusu taşınmaza ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan tapu kaydının incelenmesinde taşınmazın paylı mülkiyete konu olduğunun anlaşıldığı; kiralayan Ş.D. varisleri adına N.Ş. olduğu; pay ve paydaş çoğunluğunun yargılama sırasında sağlanabilir ise de ihtarnamedeki eksikliğin sonradan tamamlanamayacağı; bu nedenle fesih ihbarının pay ve paydaş çoğunluğu tarafından yapılmadığı nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
TBK’ nun 347. maddesine dayalı kira süresinin bitimi nedeniyle kiraya verenin tahliye istemine ilişkin davada; 01.10.1990 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca 23.06.2014 keşide, 25.06.2014 tebliğ tarihli ihtarname 01.10.2014 – 01.10.2015 dönemi için süresinde olduğundan ve 15.10.2014 tarihinde açılan dava da süresinde açıldığından, kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerektiği-
Kiraya veren tarafından açılan TBK. nun 347. maddesine dayalı kira süresinin bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkin davada; taraflar arasında geçerli olan sözleşmenin en son akdedilen 01.01.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi olduğu; bu durumda davacının on yıllık uzama süresinin dolduğundan bahisle dava açma hakkının kalmadığı; davacının ancak TBK.unda belirtilen tahliye sebeplerinden birine dayanarak sözleşme sonunda dava açabileceği-
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremeyeceği, ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya verenin, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminde en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebileceği-
TBK 347. maddesine dayalı on yıllık uzama süresinin dolması nedeniyle tahliye istemine ilişkin davada; kiralanana ait kira sözleşmesinin 01.12.1999 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olduğu; TBK.nun 347. maddesi hükmü gereğince kiracı bir yıl olan sözleşme süresinin bitiminden yani 01.12.2000 tarihinden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadığından yıldan yıla yenilenerek yasada belirtilen on yıllık uzama süresi 01.12.2010 tarihinde dolduğu; son uzama yılı davanın açıldığı tarihe nazaran 01.12.2014 tarihinde sona ermiş olup, 6098 Sayılı Kanuna uygun olacak şekilde üç ay önceden 25.07.2014 tarihinde bildirim yapıldığı; açıklanan bu nedenlerle 25.07.2014 tarihinde tebliğ edilen bildirim süresinde olduğundan kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerektiği-
Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesindeki 10 yıllık uzama süresinin dolması nedenine dayalı tahliye istemine ilişkin davada; taraflar arasındaki çatılı yere ilişkin yapılan kira sözleşmesinin 01.07.2000 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli olduğu; kira sözleşmesinin süre sonunun 31.06.2002 tarihi olduğu; 10 yıllık uzama süre sonunun ise 31.06.2012 tarihi olduğu; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup yürürlük tarihinde 10 yıllık uzama süresi dolduğundan Türk Borçlar Kanunu 347. maddesinin taraflar yönünden uygulanabilirliği 6101 sayılı yasanın geçici 2. maddesi uyarınca 01.07.2014 tarihinde başlayacağından, davacı kiralayanların 01.07.2014 tarihinden en az 3 ay öncesinde yani 01.04.2014 tarihinde kiracıya ulaşmak üzere ihtarname göndermesinin gerektiği; davacıların 18.04.2013 tanzim ve 25.04.2013 tebliğ tarihli ihtarnamesi sözleşmenin sonu olan 01.07.2014 tarihine göre üç ay önce tebliğ edilmediğinden hukuki sonuç doğurmayacağı-
Kiralananın kapalı alanlarının toplamının 563,5m2 olduğu , bu haliyle hakim vasfının çatısız olduğu ve Türk Borçlar Kanununun genel hükümlerine tabi bulunduğu- Kira sözleşmesine göre, kiracının talep etmesi ve yönetim kurulunun uygun görmesi halinde kira sözleşmesinin aynı şartlarda 5 yıl daha uzatılabileceği kararlaştırılmış ise de bu hüküm tarafların ortak iradesine bağlanmış olup davacı tarafın, kiracının uzatma talebini reddettiği ve bu durumda kira sözleşmesi 5 yıl olan sürenin geçmesi ile TBK 'nın 327 maddesi gereği sona erdiği; kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren bir ay içinde açılan dava süresinde olduğundan tahliye kararı verilmesi gerektiği-
Kiralananın tahliyesi istemine ilişkin davada; davaya konu sözleşmede davalı kiracının müstakil bir teşebbüsü söz konusu olup, davacı kiraya verenin birlikte işleteceğine yada zarardan sorumlu olacağına dair bir düzenleme olmadığı; nitekim davalının da davacıya hitaben çektiği 03.08.2009 tarihli ihtarda taşınmazı 08.10.1998 tarihli kira sözleşmesine istinaden kiracı olarak kullandığını ve işletmecilik yaptığını açıkladığı; 2014 yılı içinde çektiği ihtarlarda da taşınmazda kiracı olduğunu yinelediği; bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu'nun 357.maddesinde düzenlenen ürün kirasına ilişkin olup işin esasının incelenmesi gerektiği-